Nasıl Tedavi Uyguluyoruz

Tedavi uygulamaları hakkında bilmeniz gerekenler.

Muhterem kardeşlerim, öncelikle şunu belirtmek gerektir ki, bizim uyguladığımız tedavide, hasta takibi birinci derecede önemli bir unsurdur. Normalde sadece  rukye  veya muska tedavisi yapsaydık, sadece gerekli koruma ve hıfz nüshalarını yazar ve okumalarını yapıp, bizden bu kadar, gerisini zamana bırakacağız derdik. Zaten bu rukye tedavisinde okuyan ağız çok önemlidir. Yani manevi makamın  çok kuvvetli olması lazım.

  [Devamını oku...]

Kimler Tedavi Olabilir

Muhterem ziyaretçilerim, bilirsiniz ki internet aracılığı ile sizlere yardımcı olmak isteyen yüzlerce arkadaşımız mevcut. Her kes kendince ve ilmince elinden geldiği kadarıyla sizlere yardımcı olmaya çalışıyorlar. Bizler de acizane Rabbim in bize bahşeylemiş olduğu ilim ve  imkanlar dahilinde sizlere yardımcı olmaya çalışacağız. Burada şunu unutmamak gerekir, bizler sebep ve vesileleriz. Müsebbip değiliz.

 Bu ilimi sadece hasta şifasına vesile olmak ve insanlar üzerinde ki ağır derecede büyü ve işlemleri iptal etmek  için kullanmak  üzere almış olduğum bir kararım vardı. Muhabbetle ilgili tüm istekleri geri çeviriyordum. Ama insanların inatla bu konularda büyülere başvurmaları ve masum insanları hevesleri uğruna olmadık sıkıntılara sokmaları, bize bir seçenek arama zorunluğu içerisine soktu.

[Devamını oku...]

Seans ve Tedavi Seçenekleri

Muhterem ziyaretçilerim. Mağlümdur ki, yaptığımız iş çok zahmetli, ama netice itibariyle de çok faziletli bir işdir.Baktığımız vakâlar , genelde çok ağır derecede  rahatsızlıklar olması sebebiyle uzun takipler gerektirmekte ve bundan dolayıda tedavi sürecimizin bir kaç ayı bulabilmesi ihtimaliyle, kısa seans gerektiren vakâları alamamaktaydık. Bunun sebebi de ağır hastalara öncelik vermemiz gerektiği düşüncesi idi.

Ama zamanla gördük ki hafif rahatsızlıklar dediğimiz vakâlar da zamanında müdahale edilememelerinden dolayı ağır rahatsızlıklara dönebilmektedir.

Bu tür rahatsızlıkları olan kişilere yardımcı olabilmek maksadı ile artık kısa seans uygulamalarına başladık.Kişilerin isteğine göre kaç seans isterlerse ona göre tedavi uygulamaları yapmaktayız. Burada bir adaletsizliği de gidermiş olduk. Çünkü bazı ağır vakâlar çok uzun seanslar gerektirmekte ve bazı vakâlar da çok kısa zamanda neticelenebilmektedir. Bunların hepsinden de aynı ücreti almak büyük haksızlıklara sebebiyet vermekte idi. Artık kişiler tedavileri bittiği an , yani kendilerini iyi his ettikleri an , seanslara son verebilmekte ve kaç seans uygulandı ise ona göre ücret ödemektedirler.

Bu kısa seansların bir avantajı da insanların bedenlerinde ki cinni ve şeytani varlıkların müdahaleleri sonucu oluşan gereksiz ağrı ve ızdıraplardan, bu seanslar ve bio enerji uygulamaları sonucu kurtulmalarına vesile olmak imkanı bulabilmemizdir.

Bu kısa seanslarda, karabasan, gece korkuları ve sıçramaları, bedensel ve eklemsel  ağrılar gibi sıkıntılar Rabbimin izni ve inayetiyle giderilebilmektedir.

Bunun yanı sıra bilindiği üzere muhabbet, ayrılık, geri getirmeler, dünyevi meşaggatler gibi vakalara , büyü uygulamalarına girdiği gerekçesi ile bakmıyordum. Ama insanların bu sıkıntılarından kurtulmak maksadı ile büyülere başvurması da bizi vebalde bırakıyor düşüncesi ile, uzun zamanlı Kur’an la şifa çalışmalarımızı neticelendirdik inşeallah.

Artık her türlü sıkıntıya ve mağruzatlara sadece Kur’an daki ilgili ayetlerle çare ve vesile olabilmek münkün olabilmektedir. Tabi ki Rabbimin hikmeti iktiza ettiği ölçüde.

Bu tür sıkıntıları kısaca özetleyecek olursak:

1- Ailevi huzursuzluk

2-Eşler arası geçimsizlik

3-Sizleri rahatsız eden kişilerden korunma veya kurtulmak

4-Gam, keder, vesvese

5- İlim isteme , hafıza güçlendirme

6- Zorluklardan ve meşaggatlerden kurtulma ve işleri suhuletle halletmek

7-Zalimlerden intikam almak veya cezalandırmak

8-Mağnevi koruyucu veya müekkel istemek(tabiki ALLAH C.C’den )

9-Rızık genişliği veya nasip kısmet genişliği

10-Rıza i ilahi yolunda ihlasa ermek v.s

Kısaca dünyevi ve uhrevi hayatımızda ne lazımsa hepsinin çaresi Kur’an ayetlerinde mevcut.

Yeter ki doğru anlayalım ve doğru  kullanalım.

Zaten verdiğimiz ayetlerin manalarından konuyla alakasını anlayacaksınız.

Bu tür sıkıntılarınız içinde bizlere baş vurabilirsiniz. Başvurular telefonla olursa memnun olurum.

Tüm Çareler Büyüde Değil, Kur’an da dır

                                                          Tüm Çareler,  Büyüde Değil, Kur’an da dır.

وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

Ve izâ maridtu fe huve yeşfîn(yeşfîni).
Ve hastalandığım zaman bana şifa veren, O’dur.

 

وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاء وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلاَ يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إَلاَّ خَسَارًا

Ve nunezzilu minel kur’âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil mu’minîne ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ(hasâran).

Biz Kur’ân’dan, iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olan âyetler indiriyoruz. Zalimlerin de ancak zararını artırır.

Öncelikle çaresiz insanlardan , bizlere gelen büyü ve insanların iradesine müdahale nevlerinden uygulama isteklerine yok demekten yorulduk. Ama insanların bu denli çaresizlikleri de bizleri üzmektedir. Mâlesef bu çaresiz insanlar, belkide bilmediklerinden , bu zor durumlarından kurtulmak için, imanlarını tehlikeye atmak pahasına büyülere ve çeşitli iman caiz olmayan uygulamalara  baş vurmaktadırlar.

Bunun neticesinde bir çok mağdur insan , bu mağdurluklarının yanı sıra, yapılmaması gereken bu uygulamaların, tersine tepmesi veya eksik ve yanlış uygulanmasından dolayı, kendileri ruhani hastalıklara yakalanmakta ve canlarının derdine düşmektedirler.

[Devamını oku...]

VESVESE VE ŞEYTAN-1

                                          VESVESE VE ŞEYTAN-1

İnsanların istemediği ve karşısında mutlak aciz kaldığı o kadar sıkıntlar vardır ki, netice de onlardan kurtulmak için her şeyini  feda eder, hatta ölümü  bile istemek durumunda kalabilir. Allah’ı sonsuz derecede sevmek isteyen, bunu sadece akılıile değil de , kalben de hissetmek isteyen insanın , karşısında aciz kaldığı ve sürekli  Allah ve Kutsiyat hakkındaki  çok iğrenç tahayyülat ve düşüncelere mağruz kalması, insanın kendinden nefret ettiği ve kendisini cehenneme bile layık görmediği o an, yani vesvese , tahayyülü küfür ve tahayyülü şetim anı,  o insan için en büyük dünyevi azaplardan biridir. Düşüne biliyormusunuz? sonsuz derecede Rabbinize bağlısınız. Biri Rabbinize veya Rasülüne küfretse, kafasını koparacak derecede Onları seviyorsunuz. Ama o küfreden malesef sizin beyninizdeki tahayyülat ve düşünceler oluyor. Yani size göre , o küfreden siz oluyorsunuz.  Bundan iğreniyorsunuz, kendinizden iğreniyorsunuz. Ama malesef elinizden bir şey gelmiyor. Tek istediğiniz bu durumdan kurtulmak, hayatınız pahasına da olsa kurtulmak.

[Devamını oku...]

Bio enerji ve Ruhani Tedavi Usulleri

İnsanlar üzerinde bir çok musibetler, sıkıntılar ve hastalıklar vardır. Bazı sıkıntı ve hastalıklar uzun tedavi süreçlerinde dahi neticelenmemektedir. Bu durumda her zaman , neden geçmedi . Acaba başvurduğumuz sebepler mi etkili veya doğru sebepler değildir diye, başvurduğumuz doktorları veya hocaları, ve yahut da altarnatif tıp unsurlarını sorgularız. Bunun sebebi mağnevi ve maddi sebepler olarak ikiye ayrılır. Burada sadece görünen usullerinden bahsedeceğiz.

[Devamını oku...]

Dostların en sâdığı

Ey Kur’ân! İnsanlık namına sana sonsuz minnetlerimi arz ediyorum. Çünkü insan nesli seninle bütün mahlûkat tabakalarının en zirvesine tırmandı. Yaratılmışların en kıymetlisi, en şereflisi oldu.
İnsanı esfel-i sâfilîn olan en derin dalâlet kuyularından, âlâ-yı illiyyîn olan hidâyet bağıstanına çıkardın. Kalplerimizi, ruhlarımızı, dünyamızı, kabrimizi, mahşeri, sıratı ve ebediyeti bizim için nurlandırdın. Hayat verdin idamlık bildiğimiz bütün emvata. İhya ettin ölü sandığımız ömür dakikalarımızı.
Evet, Kur’ân öyle bir dost ve yardımcı ve öyle bir münevvirdir ki, en başta dünyamızı, yani dünyadaki hayatımızı  aydınlatır ve nurlandırır.

[Devamını oku...]

İlk netice: İnsan:1 İblis:0

Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’de bir takım ibretli hâdiseleri zikrettikten sonra, şöyle nida eder “Sizler akıl etmez misiniz?”, “Sizler düşünmez misiniz?” Hâdiselerin iç yüzlerini anlamaya davet eden bu çağrılar, bize Allah (cc)’ın Hakîm ismini nazar verir. Evet, Hakîm ismi, hikmetli işleri iktiza eder, hikmetli işler de düşünmeyi, tefekkür  etmeyi, hemen dış görüntüsüne bakıp yanlış hüküm vermemeyi lüzumlu kılar.
Mademki: Rabbimizin her fiili hikmetlidir, öyle ise bize düşen; sâdece görme işini yerine getiren basit mânâdaki  görmemizi, hikmet deryasına kaldırıp katreler almak suretiyle -anlayış sâhibi, ders almış- basiret hâline  dönüştürmeliyiz. Basiretsiz görme bir şey ifade etmemektedir. Yani ders almaksızın görmek, tecrübe  edinmeksizin yaşamak faydasızdır.

[Devamını oku...]

Hayat bin Kays el-Harranî (ks)

Ümmetimin âlimleri İsrailoğulları’nın peygamberleri gibidir.” hadisine mazhar olmuş yüz binlerce ulema, dünyada iken tasarruf ve himmetleriyle nurânî meyveler yetiştirdikleri gibi, dar-ı bekaya göçtükten sonrada insanlar üzerinde mânevî himmet ve tasarruflarını devam ettirmişlerdir. İşte Asr-ı Saadet’in Güneşinden feyz alarak insanlık âlemini nurlandıran, “Ebu Hanife, Şâfiî, Cüneyd-i Bağdadî, Abdülkâdir-i Geylânî, İmam-ı Gazalî, Muhyiddin-i Arabî, Ebu Hasen-i Şâzelî, Şâh-ı Nakşibend, İmam-ı Rabbânî” (radıyallâhü anhüm ecmaîn) gibi binlerce nurânî ziyâdar yıldızlardan birisi de, Hayat bin Kays Hazretleridir.

[Devamını oku...]

Vefatından sonra tasarrufu devam eden zâtlar

Şeyh Muhammed Hattar Efendi, “el-Mevsuletü’l-Yusufiye fî Beyâni Edilletü’s-Sofiyye” adlı eserinde şöyle bir mesele naklediyor: “Bütün evliyaların ruhları arşın altında hususî bir makamda, Allah’ın huzurunda bulunur. Dünyada birisi, o velilerin herhangi birinden yardım istediğinde, o veli zât Cenâb-ı Hakk’a şöyle niyaz eder: “Ya Rabbi, şu kulun benden yardım talep ediyor.

[Devamını oku...]