İsmi Azam

 

İSMİ  A’ZAM IN  TASARRUFU

Kendi ruhuna, yaradılışına, haline, merakına, alakasına, mesleğine, meşrebine, hangi isim veya isimler daha alâkadar ise o ismi veya isimleri bulmalı, onda ilerlemeli. O ismi veya isimleri bir nevî kendine İsm-i Âzam yapmalı

Bir âyette Cenâb-ı Hakk şöyle buyuruyor: “İster Allah diye duâ edin, ister Rahmân diye duâ edin! Hangisiyle duâ etseniz, işte en güzel isimler O’nundur.”

Peygamberimiz (sav) bir gün bir adamın Cenâb-ı Hakk’a O’nu güzel bir şekilde medh ü sena ettikten sonra duâ ettiğini işitti. Adama; “Sen Allah’ı İsm-i Âzamıyla (en büyük ismiyle) çağırdın. İsm-i âzam öyle bir isimdir ki onunla Allah’tan ne istenirse Allah verir. Allah’a ne duâ edilirse Allah kabul buyurur.” dedi.İsm-i Âzam, en büyük isim demek olup, Cenâb-ı Hakk’ın bütün isimlerinin içinde gizlendiği ve bazı sevgili kullarına bildirdiği isimdir.

Cenâb-ı Hakk, hikmeti gereği Ramazan ayında Kadir gecesini; Cuma’da saat-i icâbeyi; kulları içinde velî kulunu gizlediği gibi isimleri içinde de İsm-i Âzam’ı gizlemiş. Böylece Ramazan ayında daima uyanık olup bütün Ramazan ayını ihyâ edelim, Cuma gününde bütün gün duânın kabul saatini arayalım ve isimlerinin hepsiyle duâ edelim. Eğer bu gizlenenler belli olsa idi, bütün Ramazanda değil sadece Kadir gecesinde ibadet edilirdi. Cuma gününün tamamında değil sadece saat-i icâbede duâ edilirdi. Bunun gibi İsm-i Âzam da belli olsa idi sadece o isimle duâ edilir, diğerleri unutulabilirdi.

Bununla birlikte Cenâb-ı Hakk’ın her bir isminin de âzami bir mertebesi var ki o mertebeye ulaşılırsa İsm-i Âzam gibi duâ kabul olunur. Ve o isim o kimse için bir nevî İsm-i Âzam olur.

Buna dair Barla Lahikasında Bediüzzaman Hazretleri şöyle der: “İsm-i Âzam gizlidir. Ömürde ecel, Ramazanda Leyle-i Kadir gibi, esmâda İsm-i Âzamın istitarının (gizlenmesinin) mühim hikmeti var. Kendi nokta-i nazarımda hakikî İsm-i Âzam gizlidir, havâsa bildirilir. Fakat her ismin de âzami bir mertebesi var ki, o mertebe İsm-i Âzam hükmüne geçiyor. Evliyaların İsm-i Âzam’ı ayrı ayrı bulması bu sırdandır. Hazret-i Ali’nin (ra) Ercûze nâmında bir kasîdesi Mecmuatü’l-Ahzab’da var. İsm-i Âzam altı isimde zikrediliyor.”

İnsanda Cenâb-ı Hakk’ın bütün isimleri tecelli eder. Fakat bir veya birkaç isim daha galip, daha baskındır. Her insan kendi ruh âleminde hangi ismi kendine daha yakın hissediyorsa veya merakı ve alakası daha çok hangi isme ise veya nasıl bir işle meşgülse o hale münasip ismi veya isimleri bulmalı. Belki o ismin veya isimlerin âzami mertebesine yetişmeli. Başka bir deyişle kendi ruhuna, yaradılışına, haline, merakına, alakasına, mesleğine, meşrebine, hangi isim veya isimler daha alâkadar ise o ismi veya isimleri bulmalı, onda ilerlemeli. O ismi veya isimleri bir nevî kendine İsm-i Âzam yapmalı.

Bediüzzaman hazretlerinin Yirmi Dördüncü Söz’deki şu izahı bu hakikati te’yid ediyor, destekliyor: “Çendan (gerçi) insan bütün esmâya mahzardır. Fakat kâinatın tenevvüünü (türlere ve çeşitlere ayrılmasını) ve melâikenin ihtilaf-ı ibadâtını (ibâdetlerinin farklılığını) intaç eden (gerektiren) tenevvü-i esmâ (isimlerin farklılığı), insanların dahi tenevvüüne (farklılığına) medar (sebep) olmuştur. Enbiyânın (Peygamberlerin) ayrı ayrı şeriatları, evliyanın başka başka tarikatları, asfiyanın çeşit çeşit meşrepleri şu sırdan neşet etmiştir (ileri gelmiştir). Mesela İsâ aleyhisselam sâir esmâ (isimler) ile beraber, Kadîr ismi onda daha galiptir. Ehl-i aşkta Vedüd ismi, ve ehl-i tefekkürde Hakîm ismi daha ziyade hâkimdir.”

Yine Bediüzzaman hazretleri Otuzuncu Lem’a’da şöyle diyor: “İsm-i Âzam herkes için bir olmaz, belki ayrı ayrı olur. Meselâ İmam-ı Ali Radıyallahü Anh hakkında; ‘Ferd, Hayy, Kayyum, Hakem, Adl, Kuddüs’ altı isimdir.  İmam-ı Âzam Radıyallahü Anh’ın İsm-i Âzamı: ‘Hakem, Adl’ iki isimdir. Ve Gavs-ı Âzam’ın İsm-i Âzamı, ‘Ya Hayy!’dır. Ve İmam-ı Rabbanî’nin İsm-i Âzamı ‘Kayyum’ ve hâkeza. Pek çok zatlar daha başka isimleri, İsm-i Âzam görmüşlerdir.”

Gavs-ı Âzam Abdulkadir Geylani hazretlerinin mezardaki bir ölüyü ve yenilmiş bir tavuğu Allah’ın izniyle diriltmesi ve yine hayatta olduğu gibi vefatından sonra da tasarrufu devam etmesi, İsm-i Âzamının ‘Hayy’ ismi olmasından veya Hayy ismine mazhariyetinin daha çok olmasındandır.

Hz. Âişe’den şu hadis rivâyet edilmektedir: Resûl-i Ekrem (asm) bir gün bana: “Ey Âişe! Sen bilir misin? Cenâb-ı Allah bana İsm-i Âzam’ı bildirdi. İsm-i Âzam öyle bir şeydir ki Cenâb-ı Allah’tan ne istenirse verir.” dedi. Ben; “Ya Resûlallâh! Anam babam sana feda olsun. Öyle ise sen de bana bildir, dedim.” Bana; “Ey Âişe! O sana yaramaz” buyurdu. Bunun üzerine geri çekilip bir müddet oturdum. Sonra kalkıp başını öptüm ve tekrar: “Ya Resûlallah! Bana bildir” dedim.

Resûl-i Ekrem (asm): “Ya Âişe! Sana söylemem doğru olmaz. Çünkü Cenâb-ı Allah’dan herhangi bir dünyalık isteyemezsin” dedi. Bunun üzerine kalkıp abdest aldım ve iki rekât namaz kıldıktan sonra: “Allah’ım! Senden Allah isminle, Rahmân isminle, Berr ve Rahîm isminle, bildiğim ve bilmediğim bütün güzel isimlerinle beni mağfiret eylemeni ve bana merhamet etmeni dilerim” diye duâ ettim. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (asm) güldü ve: “Ya Âişe! Allah’ın İsm-i Âzam’ı senin sıralayıp söylediklerinin arasında vardı, buyurdu.”

(Hayatü’s-Sahabe)

Ey Allah’ım! İsm-i Âzam’ın ve bütün isimlerin hürmetine niyaz ediyoruz ki:  Duâlarımızı, tevbelerimizi ve ibadetlerimizi kabul eyle. Âmîn.

İsm-i Âzam herkes için bir olmaz, belki ayrı ayrı olur. Meselâ İmam-ı Ali Radıyallahü Anh hakkında; ‘Ferd, Hayy, Kayyum, Hakem, Adl, Kuddüs’ altı isimdir.

Allah Teâlâ’nın Kur’an ve hadîs-i şerîflerde zikredilen isimlerinin en büyüğüdür.

İsm-i A’zam’ı, Allah, isimleri içinde gizlemiştir. Bunun da hikmeti, kullarının bütün Esmâ-i Husnâ’ya rağbetini sağlamak, kendisine bütün isimleriyle dua edilmesini te’min etmektir. İsm-i A’zam belli olsaydı, insanlar yalnızca o isimle dua ederler, diğer isimleri terkederlerdi. Çünkü İsm-i A’zam’ın Allah katında büyük bir değeri vardır. Bu isimle yapılan duaların mutlaka kabûl edildiği rivayet olunmuştur.

İsm-i A’zam’ın Esmâ-i Husnâ’dan hangi isim olduğu hakkında, İslâm âlimleri ayrı ayrı kanâatler ileri sürmüşlerdir. Büyük ekseriyetin kanâatı, İsm-i A’zam’ın, lâfza-i Celâl yani Allah ismi olduğudur. Hz. Ali Efendimize göre İsm-i A’zam tek isim değildir. Ferd, Hayy, Kayyûm, Hakem, Adl, Kuddûs’tan ibaret 6 isimdir.

İmam-ı A’zam’a göre, İsm-i A’zam, Hakem ve Adl olmak üzere iki isimdir. Gavs-ı A’zam’ın İsm-i A’zam’ı, Hayy ismidir. İmam-ı Rabbânî’ye göre de İsm-i A’zam, Kayyûm’dur.

Görüldüğü gibi İslâm büyükleri, İsm-i A’zam’ı farklı isimlerde bulmuştur. Belki de herbirinin  hususi âlemine tecellî eden İsm-i a’zam değişik olmuştur.

Esmâ-i Husnâ içinde bir İsm-i A’zam olduğu gibi, her isim için de a’zamî bir mertebe vardır. Bâzan bir ismin a’zamî mertebesi, İsm-i A’zam ile karıştırılır; o isim a’zamî mertebedeki tecellîsi sebebiyle İsm-i A’zam sanılır. İsm-i A’zam’ın her âlime göre değişik olmasının bir sebebi de budur.

 

 

Hüccetül İslam İmam Ğazali (r.a.) hazretleri şöyle anlatıyor. A’bitlerin, kutup ve evtatların gömülü bulunduğu Bağdat’ta medrese-i nizamiyede oturuyordum. Elimden geldiği kadar taliplere ilim öğretiyor, bazı zamanlarda ise vaaz veriyordum. Birgün tek başıma otururken kapı çalındı, açtım. Bir şahıs girdi ve selam verip: Ben Emirel mü’minin Halife hazretleri tarafından geliyorum. Halife sizi hemen görmek istiyor dedi. Ben: Bir saat sonra gitsek olmazmı? dediğimde: Asla! Halife hazretleri hemen gelmenizi rica ediyor, dedi. Peki, gidelim. Bismillah! diye yerimden kalkıp merkebe bindim.

Saraya vardığımızda gördümki beni bekliyorlar. Hususi bir oda ya aldılar, Halife içeri girdi ve izzetle selam verdi. Mukabelesinde ayağa kalktım. Halife bana dediki: Ya İmam, sizi acele çağırmak tan maksadım; Sarayın hazinesinde ceddim Harun-u Reşid ten kalma deri üzerine yazılmış birkaç evrak buldum. Bunlar, Hazreti Emirel mü’minin İmamı Ali (k.r.v.) tarafından yazılmış, okuması gayet güç olup, bu okunamadı ve ne yazılı olduğu bilinemedi. Henüz ben çocukken benden evvelki Halife, her sene başında bunu tazim (hürmet) ve tekrim (saygı gösterme) ile başına koyarak açar, güzel kokulu buhurların dumanına tutarak dualar edip, yüzüne ve gözüne sürerdi. Sonra tekrar sandığına koyardı. Savaşlarda onu beraberinde götürür ve daima savaşı kazanırdı. Bende aynı adeti takip ediyorum. Fakat evrakta neler yazılı olduğunu merak ediyorum. Ya İmam! Bu asırda senden üstün bir Din alimi yoktur. Lütuf ve ihsan edip, benim bu müşkilimi hallet. Dedimki: Ya Sultan! Hüda-i müteal seni dünyada enva-i fadıl ve ihsan ile sevindirip, ahirettede makamın yüce olsunki, sen ülemaya hürmet ediyorsun. İnşâallâhür rahmân bu dileğini yerine getireceğim.

Halife bir gence emir verdi, hazineyi açtılar ve enva-i türlü mücevherlerle işlenmiş bir sandık getirdiler. Sandık açıldı ve içinden çelik bir sandık daha çıktı. Üzerindeki bir zincirde anahtarı asılı idi. O çelik sandıkta açıldı ve içinde ipeklere sarılmış birkaç evrak çıktı. Halife o evrakları alıp, yüzüne ve gözüne sürdükten sonra bana uzattı. Bende hürmet ve saygıyla evrakları alıp açtım. Gördümki anlatıldığı gibi Hazreti Ali (k.r.v.) nin mübarek eliyle Kufi olarak yazılmış. Biraz tetkik edip okumaya başladım. Önce Besmele-i şerif ile Allah Teala ya hamdü senalar ediyor ve sonra şu beyitleri söylüyordu:

 

             مَنْ لَمْ يَكُنْ اَقْوَالُنَا تَرْدَعُهُ

                 فَذَاكَ عَنْ صُدُودِنَا تَدْفَعُهُ

 

                           Men lem yekun akvâlüna terdeuh

                               Fezâke an sudûdinâ tedfeuh.

(Her kim bizim sözümüzü red ederse

Bizde gönülden onu red ederiz).

Bu beytin ardından iki Kaside yazılmış. Bunlarda dünya ve ahiret hususunda öğütler ve bazı esmalar var. Rumuz ile İsmi a’zamı ehline anlatmaya çalışmış, ehli olmayandanda gizlemiş. Bunların yanında yine Kufi hattı ile bu iki Kasideyi yazmaktan maksadının ne olduğunu ve ne şekilde kaleme aldığını bildirmiş. Bunlarda diyorki: Kufe ve Basra’da büyük bir taun hastalığı çıktı. Birçok kimseler öldü. Hatta bazı yerlerde o kadar çok zayiat olduki, ölüler gömülemedi, yırtıcı kuşlar leşleri yemeye başladılar. (Ömer-ül Faruk r.a. un halifeliği zamanında, Kufe ve Basra da bir taun vakasının olduğunu tarihlerde okumuştum. Acaba o zamandaki vakamıydı? Yoksa daha sonramı olmuştu? Her ne ise).

Bu hastalığın ortalığı kapladığı bir sırada Kufe şehri eşrafından Abdullah ibni Ebul Münzer (r.a.) kalkıp yanıma geldi. Bana İslam ların çektiği azab ve belalardan bahsederek bundan ne şekilde kurtulabileceklerini sordu. Bende dedimki: Ya Ebal Münzer! Bu haller vâki olduğunda Hazreti Peygamber s.a.v. in okumuş olduğu nice dualar vardır. Onları okuyup, Cenabı Hak’tan bu hastalığın def olmasını niçin istemiyorsunuz.? Ebul Münzer dediki: Vallahi Ya İmam! Beş vakit namaz ardından elimizden geldiği kadar bildiğimiz duaları okuyor ve yalvarıyoruz. Fakat bir netice elde edemiyoruz. Hazreti Ali (k.r.v.) buyurduki:

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اِنَّا ِللهِ وَاِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.

(Biz, Allah’ a yönelmişizdir ve mutlaka ona dönüp varacağız).

Acaba bu sizin duanız makbül olmadığından veya niyetinizin halis olmadığındanmıdır? Yahutta dualarınızda istihza (alay) mı var? Haşa Sultanım dua ile istihza etmiyoruz. Fakat buyurduğunuz gibi niyetimiz halis değildir. Lütfedin, yüce Peygamberimizden öğrendiğiniz o İsmi a’zamı bize öğretinizde, yazalım ve başımızda götürelim.

Ya Ebal Münzer! Bu dediğini açıkça söylemek İsmi a’zamı ifşa (Duyurmak) etmek olmaz. Fakat sana birkaç şey söyleyeceğim. Bu sizleri bela ve taundan kurtarmaklığa vesile olur. Bir kimse bizim sözümüzü cahilliğinden kabul etmezse, Allah c.c. ın şu Ayeti:

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَقَدْ مَكَرُوا مَكَرَهُمْ وَعِنْدَ اللهِ مَكْرُهُمْ وَاِنْ كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ve kad mekerû mekerahum ve indallâhi mekruhum ve in kâne mekruhum li tezûle minhul cibâl.

(Gerçekten onlar hile ve tuzaklarını kurdular. Onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsada, Allah katında onlara cezalar vardır).

Bu sebeple o küfreden inkarcının başına zeval gelsin. Enam suresinin 122. Ayeti Kerimesi olan:

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اَوَمَنْ كَانَ مَيْتًا فَأَحْيَيْنَاهُ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Eve men kâne meyten feahyeynâh. Bu Ayeti Kerimenin 19 harf olduğunu bu harflerin cehennem zebanilerinin alınlarında yazılı bulunduğunu söyleyip, onların bu harfler dolayısıyla Cehennem ateşine takat getirdiğini ve altı (6) esmaki, harflerinin toplamı ondokuz (19) dur. Esmanın kılıçtan keskin olup, taun ateşini def ettiğini bildirmiş. Hazreti Ali k.r.v. Ebul Münzere şunuda tavsiye ediyor. Bu gösterdiğim usül bütün manevi hastalıklara ve sıkıntılara devadır. Bu Cünnetul Esma’yı yazacağın zaman tenha bir yerde yaz ve yazdığını kimseye gösterme! Kalbindede iyi niyet olsun. Temiz ve abdestli olarak güzel kokular sürünmelisin. Birisine yazıpta verirken söyleki açıp bakmasın. Çünkü daha iyi tesir eder. Temiz yüzlü, hayırlı ve salih kimselere bunu öğretmelisin. Ben bu evrakları bilen ve taşıyana, Allah c.c. ın izni keremiyle icazet verdim diyor.

İmam Ğazali r.a. hazretleri buyuruyorki: Ben bu yazıları okuyup, Halifeye şerh ettikten sonra çok memnun oldu ve bana bu söylediklerimi aynen yazarak vermemi rica etti. Bende kabul ettim. Halife bana üç gün müddet verdi. O evrakları alıp haneme geldim. Huzuru kalp ile mütala edip, bir nüshasını halifeye, bir nüshasınıda kendime yazdım ve Halife hazretlerine bildirdim. Bana izin verip, enva-i ihsan ve ikramlarda bulundu.

Ben bu Esmalar sayesinde birçok ilahi lütfa eriştim. Tavrım ve şeklim bile düzelmiş. Birgün birisi bana dediki: Ya İmam! Sizi daima zayıf ve hastalıklı olarak görüyorduk. Fakat bu günlerde sizde başka bir hal görmekteyiz. Yüzünüz nurlar içinde ve vücudunuz sihhatli. Acaba bu ani değişikliğin sebebi nedir? Bunu bize anlatmak lütfunda bulununda bizde sayenizde düzelelim. Bende o şahsın sorusunu münasip bir şekilde cevaplandırdım. Bu sırrı ehli olmayandan gizlemesini tenbih ettim. Kendim bazı hususlarda bu isimlerle meşgul oluyordum.

Bir yere misafir olarak gitmiştim. Dönüşümde yolda eşkiyaların saldırısına uğradık. Yüz (100) atlı kadar vardılar. Dolu dizgin kervanımıza saldırıya geçmişlerdi. Yanımdaki kervan halkı korkup, mallarından ve canlarından ümitlerini kesmişler, kollarını bağlayıp titreşiyorlardı. Ben fakir, Hazreti Ali (k.r.v.) nin buyurduğu şekilde on (10) defaTekbir getirip, Esma-i a’zam’ı onların tarafına 19 defa okudum. Birden Atlar ürktüler ve oldukları yerde durdular. Bir adım bile atamıyorlardı. Eşkiyalardan birisi bizim tarafa seslendi: Ey kafile halkı! Kabe-i muazzama hakkı için olsun haber verin bize…. Sizin aranızda sihir yapan var mı? Yoksa ismi A’zamı bilen mi mevcut? Çünkü bizi bir anda kudretsiz kıldınız. Atlarımız yürüyemiyor. Sizi yağma etmekten bizleri aciz kıldı. İçimizden birisi seslendi: Aramızda sihir yapan yoktur. Fakat ismi a’zamı bilen kimse mevcuttur!.. Evet, dediğiniz doğrudur. Bu sihir olamaz, ama ismi a’zamla olabilir. Çünkü sihir bu kadar korku veremez. Varın yolunuza gidin! Biz, Sübhan olan Allah Teala hazretlerine şükürler edip, yolumuza devam ettik.

Ey aşkı ilahi ile dolanan kişi! Bu yazdıklarım eline geçti. Bunu canından aziz sakla, çünkü bu Cenabı Hak’tan kullarına bir hediyedir. Eğer kıymetini bilip, hakkına riayet ederek amel edersen ve halkın nazarından gizleyip, sözüme itimat edersen, bu alemi kevni fesatta nice tasarruflar edip, dünya halkının arasında kalplerin sevgilisi olursun. Çalış ki, yanlışsız yap! Sana bu maksat ile ilgili Ayeti kerimeleri (19 harfli olanlar) bir bir izah edeceğim. Hiç şüphe etme ki, ismi azam bunların içindedir. Buna inan. Bu daireyi üzerinde götüren tahareti kamile üzerine olması gerek.

Ben bu nüshayı yazdığım kitapların hiç birinde anlatmadım. Çünkü, Hazreti Ali (k.r.v.) nin tenbihini tutmaya çalıştım. Şöhretin etrafa yayılmasını istemedim. Seninde eline geçince ulu orta yayma! Her kime bu daireyi vereceğin zaman, açıp şekline baktırma, kapat ver. Verdiğin şahsın hali müsaitse, bir kurban kesip, etini fakirlere dağıtsın.

Ben bu daireyi bir gümüş levha üzerine nakşettirdim ve dairenin üst yanına da Ayetel kürsiyi nakşedip üzerimde taşıdım. Esma ve Ayete beş vakit namaz ardından devam ettim, Allah Teala nın izniyle şifa buldum.

Ey Talib! Bu evrak kimin elinde vasıl olsa, kudretine, Hazreti Ali (k.r.v.) nin ruhuna bir adak adayıp, dilediği şey olunca yerine getire ve bu fakiri de hayırla ana.

Kurbanı şart olduğu Esma-i ilahiye hürmet içindir. Ve Hazreti İbrahim (a.s.) peygambere iktida (uymak) etmektir. Kurbanın eti de, muhtaç olan fakirlere dağıtılmalıdır.

İmam Gazali (r.a) hazretlerinin bu eseri Şam şehrinde, derviş Mustafa es Surizi tarafından bir azizi kamilden almış, o azizde bunu Şahruz mirza isimli padişahın hazinesinde görerek, hicri 847 yılında kopye etmiştir.

Emirel mü’minin, İmam Ali k.r.v. nin tarifine göre her farz namazın arkasından, önce on (10) defa Tekbir getirilir ve bu:

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun.

Esmaların ardından maksadına münasip Ayeti Kerime ilave edilip, ondokuz (19) defa okunmalıdır.

Örneğin: Zor ve güç işlerini kolaylaştırmak istersen, her farz namazın arkasından önce on (10) defa Tekbir (Allahu ekber) getirip, bu Ayeti Kerimeyi:

ِبسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ سَيَجْعَلُ اللهِ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun. Seyecalullâhi ba’de usrin yusrâ.

 

Esmalara ekleyip, 19 defa okursun. Yapılan bir işi eksik veya fazla yapmamalıdır. Bu Esma ve Ayeti Kerimeler her farz namazın arkasından, ondokuz (19) ar defa olmak şartıyla 19 gün okunur.

 

İmam Ğazali r.a. hazretlerinin buyurduğu şu tertip üzere okunmalıdır. Ondokuz (19) gün beş vakit farz namazın ardından önce on (10) defa tekbir (Allahu ekber) getirip, ondokuz (19) defa:

 

ِبسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun.

 

Bu Esmaların ardından maksadına münasip Ayeti Kerime ilave edilip okunur. Okuma müddeti 19 gündür.

Okumaya başlamadan önce maksadına münasip Ayeti Kerime ile beraber, iki adet Cünnetül Esma dairesini yaz. Birini üzerine alır, diğerinide suya ıslatıp okumaya başlarsın. Ondokuz (19) gün okur ve okuduğun günlerdede 19 gün suyunu içersin. Her ondokuz defanın sonundada aşağıda gelecek olan Cünnetül Esma nın duasını bir (1) defa okuırsun, Allah Teala hazretlerinin izniyle maksadına nail olursun.

 

1. Hazreti Hak celle ve âlâ yı tevhid (Birleme) ve temcid (Cenabu hakkın büyüklüğünü bilmek) etmek, nuru tevhid ile kalbi dolup bütün eşyalarda, Allah Teala nın esrarını müşahede için: Önce on (10) defa Tekbir, 19 defa Esmalarla birlikte şu Ayeti Kerimeyi:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ لآاِلَهَ اِلاَّ هُوَ يُحْيِى وَيُمِيتُ

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun. Lâ ilâhe illâ hüve yuhyî ve yumît.

 

Bu Ayeti Kerimenin dörtlü vefki budur:

 

 

Her farz namazın arkasından 19 gün ve her 19 defanın ardından aşağıda gelecek olan Cünnetül Esma duasınıda okursan, Allah c.c. ın izniyle maksadına nail olursun.

 

2. Cenabı Hak’kın derğahında tevbesi makbül olup, Hak Sübhanehü ve Teala dan mağfiret (Rabbin affetmesi) talep etmek için: On defa Tekbir getirip, 19 defada Esmalarla birlikte şu Ayeti Kerimeyi:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ غَافِذّنْبِ وَقَابِل التَّوْبِ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun. Ğâfiriz zenbi ve kâbilit tevb.

Veya şu Ayetlerden herhangi birini, tevbelerin kabül olması için Esmalara ilave ederek 19 defa, ve sonundada aşağıda gelecek olan Cünnetül Esma duasınıda 1 defa okursun.

 

تُبْ عَلَيْنَا اِنَّكَ اَنْتَ التَّوَّابَ

اِنَّ اللهَ كَانَ تَوَّابًا رَحِيمًا

اَللهُ يُرِيدُ اَنْ يَتُوبَ عَلَيْكُمْ

اِنَّ اللهَ كَانَ غَفُورًا رَحِيمًا

فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَاَجْرٍ كَرِيمٍ

مِنْهُمْ بِمَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظِيمًا

وَكَانَ بِالْمُؤْمِنِينَ رَحِيمًا

                             Tüb aleynâ inneke entet tevvâb.

                           İnallâhe kâne tevvâben rahîmâ.

                             Allâhü yürîdü en yetûbe aleyküm.

                             İnallâhe kâne ğafûran rahîmâ.

                             Febeşşirhü bi mağfiratin ve ecrin kerîm.

                             Minhüm mağfiraten ve ecran azimâ.

                             Ve kâne bilmü’minine rahimâ.

 

3. Af istemek için: Esmalarla birlikte aşağıdaki Ayeti Kerimeyi 19 gün her farz namazın arkasından 19 defa okursun:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ فَاِنَّ اللهَ كَانَ عَفُوًا قَدِيرًا

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Feinnallâhe kâne afüvven kadîrâ.

 

4. Allah c.c. ın katında dualarının kabül olması için: Esmalarla birlikte şu Ayeti Kerimeyi 19 gün, her farz namazın arkasından 19 defa okursun.

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ وَقَالَ رَبَّكُمُ ادْعُونِى اِسْتَجِبْ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Ve kâle rabbekümüd ûnî istecib.

Veya şu Ayetlerden herhangi birini, Esmalara ilave ederek 19 gün her farz namazın arkasından 19 defa oku:

 

وَادْ عُوهُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ

اِذَا دَعَانِ فَلْيَسْتَجِِبُوا لِى

 

                                Vedûhü muhlisîne lehüd dîn.

                                İzâ deâni felyestecîbûlî.

 

5. Allah c.c. ın katında kabül, insanların yanında da sözünün geçmesi ve dileğinin makbül olması için: Bu Ayeti Kerimeyi Esma larla birlikte, her farz namazın arkasından ondokuz (19) defa ve ondokuz (19) gün okunur:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ اِنَّ اللهَ كَانَ سَمِيعًا بَصِيرًا

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun İnallâhe kâne semîan basîrâ.

 

6. Allah Teala hazretlerinden ilim, hikmet ve mağfiret taleb etmek için: Bu Ayeti Kerimeyi Esmalarla birlikte, her farz namazın arkasından 19 defa, 19 gün oku:

 

ِبسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ اِنَّ اللهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun İnallâhe kâne alîmen hakîmâ.

 

Veya şu Ayetlerden herhangi birini, Esmalara ilave edip, ondokuz (19) gün her farz namazın arkasından ondokuz (19) defa oku:

 

يُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ

وَاللهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

 

                           Yüallimükümül kitâbe vel hikmeh.

                           Vallâhü alîmün bi zâtis sudûr.

7. Fetih, zafer, düşmana galip gelmek, düşmanı yenmek, bağlı işleri açmak ve mühim bir hacetinin yerine gelmesi için: Bu Ayeti Kerimeyi Esmalarla birlikte, her farz namazın arkasından ondokuz defa ondokuz gün oku:

 

ِبسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ اِنَّافَتَحْنَالَكَ فَتْحًا مُبِينًا

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun İnn âfetahnâ leke fethan mubînâ.

 

Bu Ayeti Kerimenin dörtlü Vefkide budur:    (Ebcedi 1233)

 

 

Veya şu Ayetlerden herhangi birini Esmalara ilave ederek, her farz namazın arkasından 19 defa, 19 gün okursun:

 

وَيَنْصُرَكَ اللهُ نَصْرًا عَزِيزًا

مَاالنَّصْرُ اِلاَّ مِنْ عِنْدِ اللهِ

فَافْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا

عَسَى اللهُ اَنْ يَأْتِىَ بِالْفَتْحِ

وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَصِيرًا

قَالَ رَبِّ انْصُرْنِى بِمَاكَذَّبُونَ

 

                             Vensura kellâhü nasran azizâ.

                             Men nasru illâ min indillâ

                             Feftah beynî ve beynehüm fethâ

                             Asallâhü en ye’tî bil feth.

                             Vecal lenâ min ledünke nasîrû

                             Kâle rabbin surnî bimâ kezzebûn.

 

Ey istekli! Şunuda iyi bilmen gerekir ki: Bu Ayeti Kerimelerin her biri bir maksat için zikir edilmiştir. Cünnetül Esma dairesinin  içerisinde yazılı olan Ayeti Kerime:

 

ِبسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اَوَمَنْ كَانَ مَيْتًا فَأَحْيَيْنَاهُ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Eve men kâne meyten feahyeynâhü

budur. Bu Ayetin yerine maksadına münasip diğer Ayetlerden yazılıp, Cünnetül Esma dairesi üzerinde taşınır. Bir adet daha yazılır ve 19 gün okuma günlerinde suyu içilirse, Allah Teala nın izniyle istediğin hacet yerine gelir.

 

8. Denizde boğulmaktan emin olmak için: Şu Ayeti kerimeyi Esmalara ilave edip, her farz namazın arkasından 19 defa 19 gün okur ve deniz yolculuğuna çıkarsan, Allah c.c. ın izniyle denizde boğulmaktan ve batmaktan emin olursun.

 

ِبسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ اَللهُ الَّذِى سَخَّرَ لَكُمُ الْبَحْرْ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Allâhüllezî sehhara lekümül behr.

 

Veya şu Ayeti kerimeyi ilave edip okursun.

 

رَبِّ اَنْزِلْنِ مُنْزَلاً مُبَارَكًا

 

Rabbi enzilnî münzelen mübârakâ.

 

9. Aşağıdaki Ayeti Kerime cemil olup, şanı yüce ve celili kadirdir. Bu Ayeti Kerimede birçok sırlar olup, bazıları şunlardır.

Herkesin seni sevmesini, gönüllerin sana meyl etmesini, yüksek mertebedeki kişilerin gözlerine şirin görünmek, büyükler yanında kabül olunan biri olmak, istediğin her şeyin olması, cebbar ve kibirlileri güzel ahlaklı etmek, düşmanları hor ve zelil etmek, düşmanın gözüne heybetli ve üstün görünmek için, Ayetlerin içinde bu Ayeti Kerime ruh misali saklanmış olup, ismi a’zam bunda mevcuttur. Sen bunu cahil kimselere öğretme!

İsmi A’zam olduğu söylenen bu Ayeti Kerimeyi, her farz namaz arkasından  19 defa, 19 gün Esmalarla oku:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ عَنَتِ الْوُجُوهُ لِلْحَىِّ الْقَيُّومِ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Anetil vucûhü lil hayyil kayyûm.

 

Cünnetül Esma ya dahil olan Ayetlerin içinde ismi a’zam olduğu bilinen bu Ayeti Kerimenin cümeli kebir adedi 1356 olup, dörtlü Vefki budur:

 

 

10. Katı gönülleri yumuşatmak ve ileri gelen büyüklerin kalbinr merhamet düşürmek için: Bu Ayeti Kerimeyi, Esmalara ilave edip, her farz namazın arkasından 19 defa, 19 gün oku:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ وَاِنَّ اللهَ بِكُمْ لَرَؤُفٌ رَحِيمٌ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Ve innallâhe biküm le raûfür rahîm

 

11. Düşmanların şerrinden, belalardan, zalimlerin zulmünden emin olmak ve kurtulmak için: Bu Ayeti Esmalara ilave edip, her farz namazın ardından 19 defa, 19 gün oku:

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ نَجِّنِى مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Necinî minel kavmiz zâlimîn.

Veya şu Ayetlerden herhangi birisini Esmalara ilave edip, her farz namazın arkasından 19 defa, 19 gün oku:

 

نَجَوْتَ مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ

وَيُنَجِّنِىَ اللهُ الَّذِينَ التَّقَوْا

فَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ

اِذْنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ اَجْمَعِينَ

                           Necevte minel kavmiz zâlimîn

                           Ve yünecciyellahül lezînet tekav.

                           Fenecceynâhü ve ehlehü minel kerb.

                           İz necceynâhü ve ehlehü ecmeîn.

 

12. Düşmana üstün gelmek için: Bu Ayeti Esmalara ilave edip, her farz namazdan sonra 19 defa, 19 gün oku:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ اِنَّ حِزْبَ اللهِ هُمُ الْغَالِبوُنَ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun inne hizballâhi hümül ğalibûn.

Veya şu Ayetlerden herhangi birini okursun:

 

فَغَلِبُوا هُنَالِكَ وَانْقَلَبُوا

اَلْحُكْمُ ِللهِ الْعَلِىِّ الْكَبِيرِ

Feğalibû hünâlike ven kalebû.

Elhükmü lillâhil aliyyil kebîr.

 

13. Düşmanları kahretmek, onların zararlarından emin olmak ve kast ettikleri zararları kendilerine çevirmek için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ فَلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هَهُنَاحَمِيمٌ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Feleyse lehül yevme hâhünâ hamîm.

 

Veya şu Ayetlerden herhangi birini okursun:

 

اِنَّا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا

اَخَذْنَاهُمْ اَخْذَ عَزِيزٍ مُقْتَدِرِ

يَأْتِيه الْمَوْتُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ

 

İnnâ erselnâ aleyhim hâsibâ.

Ehaznâhümahze azîzin muktedir.

Ye’tîhil mevtü min külli mekân.

 

14. Düşmanların hilesinden, inkarlarından, kibir ve hasetler- inden korunmak ve emin olmak için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Hasbunallâhü ve ni’mel vekîl.

Veya şu Ayetlerden herhangi birisini okursun:

 

نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرٌ

اِنَّ اللهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا

قَالُوا سُبْحَانَكَ اَنْتَ وَلِيُّنَا

اِنْ كُلِّ نَفْسِ لَمَّاعَلَيْهَاحَافِظْ

 

Ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr.

İnnallâhe kâne aleyküm rakibâ.

Kalû sübhâneke ente veliyyünâ

   İn külli nefsin lemmâ aleyhâ hâfiz.

İn külli nefsin lemmâ aleyhâ hâfiz. Ayeti Kerimesinin cümeli ebced adedi 1467 olup, dörtlü vefki budur:

 

 

15. Hak teala dan rızık istemek ve zengin olmak için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ وَتَرْزِقُ مَنْ تَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Ve terzuku men teşâ-ü bi ğayri hisâb.

Veya şu Ayetlerden herhangi birisini okursun:

 

 فَابْتَغُوا عِنْدَ اللهِ الرِّزْقَ

وَاعْتَدْنَالَهَا رِزْقًا كَرِيمًا

 اِنَّ اللهَ هُوَ الْغَنِىُ الْحَمِيدٌ

 اَعْلَمُوا اَنًَّ اللهَ غَنِىٌّ حَمِيدُ

 

                               Febteğû indallâhir rizk.

                               Vağted nâlihâ rızkan kerimâ

                               İnnallâhe hüvel ğaniyyül hamîd.

                               A’lemû ennallâhe ğaniyyün hamîd

 

16. Hak Teala dan hayırlı bir evlat isteyen ve çocuğu olmayan kadın için: Cünnetül Esma dairesini ve maksut olan Ayeti Kerimeyi dairenin içine yazıp, kadın bunu üzerinde taşır. İkinci bir Cünnetül Esma yazılır, kadın bunun suyunu içer ve 19 gün her farz namazın arkasından 19 defa Esmalara maksut olan Ayeti Kerimeyi okursa, Allah Teala en kısa zamanda o kadına Salih bir çocuk ihsan eder.

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ هَبْ لِى مِنْ لَدُنْكَ وَلِيًا يَرِثُنِى

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Hebli min ledünke veliyyen yerisünî.

Veya şu Ayetlerden herhangi birini okursun:

 

نُخْرِجُكُمْ طِفْلاً ثُمَّ لِتَبْلُغُوا

رَبُّكَ يَخْلِقُ مَايَشَاءُ وَيَخْتَارُ

 

                           Nuhricüküm tiflan sümme li tebluğû.

                           Rabbüke yahlüku mâ yeşâ-ü ve yuhtâr.

 

17. Yüksek mertebelere erişmek, nimete hasıl olmak, devlet ve refah için: Bu Ayeti Kerimeyi okursun.

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ فَتَعَالَى اللهُ الْمَلِكُ الْحَقُّ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Feteâ lallâhül melikül hak.

 

18. Hak teala dan izzet ve devlet istemek için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ تُعِزُّ مَنْ تَشَاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَاءُ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Tüizzü men teşâ-ü ve tüzillü men teşâ’.

Veya şu Ayeti Kerimeyi okursun.

 

           قَدْجَعَلَ اللهُ لِكُلِّ شَىْءٍ قَدْرًا

                           Kad cealal lâhü li külli şeyin kardâ.

 

 

19. Sükünet ve vakar (Ağırbaşlılık) hasıl etmek için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ فَأَنْزَ ل اللهُ سَكِينَتَهُ عَلَيْهِ

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Fe enzelallâhü sekinetehü aleyh.

 

20. Gönülden gam ve gusse (Üzüntü) yi gidermek için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ لاَيَحْزُنُهُمُ الْفَزَعُ اْلاَكْبَرُ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Lâ yahzünühümül fezeul ekber.

21. Safayı kalb için bu Ayeti Kerimeyi oku:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ يَرْزُقُونَ فَرِحِينَ بِمَا آيتَهُمُ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Yerzükûn. Ferihîne bimâ âtâhüm.

 

22. Elemi (Üzüntüleri) ve ağrıları gidermek için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ اِنَّا عَلَى ذَهَابٍ بِهِ لَقَادِرُونَ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun İnnâ alâ zehâbin bihi le kâdirûn.

 

23. Riyazet ehlinin açlığı ve susuzluğu gidermesi, ittifakı başarı ile yemeden, içmeden bitirmesi için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّسٌ وَلَّذِى هُوَ يُطْعِمُنِى وَيَسْقِينِ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Vellezî hüve yutımunî ve yeskîn.

Veya şu Ayeti Kerimeyi:

 

سَقَاهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طُهُورًا

 

Sekâhüm rabbühüm şerâben tuhûrâ

 

24. Hak Teala dan yağmur taleb etmek için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ وَالَّذِى نَزَّلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Vellezî nezzele mines semâ-i mâ’.

 

25. Kadâ-i hacet ve bir muradının olması için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ حَاجَةً فِى نَفْسٍ يَعْقُوبَ قَضَيهَا

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Hâceten fî nefsi ya’kûbe kadâhâ.

 

26. İki kişiyi birbirinden ayırmak, aralarına buğz ve adavet sokmak için, şu Ayeti Kerimeyi oku:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ قَالَ هَذَا فِرَاقُ بَيْنِى وَبَيْنَكَ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Kâle hazâ firâku beynî ve beynek.

 

Veya şu Ayetlerden herhangi birini okursun:

 

             وَاَلْقَيْنَا بَيْنَهُمَ الْعَدَاوَةَ

              فَأغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ

              بَدَتِ الْبَغْضَاءُ مِنْ اَفْوَاهِهِمْ

             حَضْمَانِ يَغَى بَغْضُنَا عَلَى بَغْضٍ

 

                              Ve elkaynâ beynehümül adâveh.

                              Feağreynâ beynehümül adâveh.

                              Bedetil bağdâ-ü min efvâhihim.

                              Hadmâni yeğa bağdunâ alâ bağd.

 

27. Sihirleri batıl etmek ve zararları def etmek için: Bu Ayeti kerimeyi esmalara ilave edip, her farz namazın ardından 19 defa 19 gün okursun.

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ مِنْ شَرِّ النَّفَّثَاتِ فِى الْعُقَدِ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Min şerrin neffâsâti fil ukad.

Veya şu Ayeti Kerimeyi:

 

            وَلاَيَفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ اَتَى

 

                               Ve lâ yüflihus sâhiru haysü etâ.

Min şerrin neffâsâti fil ukad. Ayeti Kerimesinin cümeli ebced adedi 1948 olup, dörtlü vefkide budur:

 

 

(Sure-i Felak ve Nas: Hazreti Rasulullah s.a.v. efendimize Yahudiler tarafından büyü yapılması üzerine, bu Sureler gelmiş ve büyü bozulmuştu).

 

28. Zor işleri kolaylaştırmak için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ سََيَجْعَلُ اللهِ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun. Seyecalullâhi ba’de usrin yusrâ.

 

Veya şu Ayeti Kerimeyi okursun:

 

             وَكَانَ ذَلِكَ عَلَى اللهِ يَسِيرًا

 

                                  Ve kâne zâlike alallâhi yesirâ.

29. Hastalıklardan şifa bulmak için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ وَالَّذِينَ آمَنُوا هُدًى وَشِفَاءٌ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddusun Vellezîne âmenû hüden ve şifâ’.

 

30. Ateşten korunmak ve def etmek için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ يَانَارُكُونِى بَرْدًا وَسَلاَمًا

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Yâ nâru kûnî berden ve selâmâ.

 

(Hazreti İbrahim a.s. Nemrud tarafından ateşe atıldığı zaman, bu Ayeti Kerimenin mucizatıyla ateş onu yakmamıştı).

 

31. Tâun hastalığından emin olmak için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ اَوَمَنْ كَانَ مَيْتًا فَأَحْيَيْنَاهُ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakem-

un Adlun Kuddûsun Eve men kâne meyten feahyeynâhu.

(Cünnetül Esma dairesinde bu Ayeti Kerime yazılı idi. Ebcedi Kebir ile adedi 784 tür. İlmi Cifre göre rakamlar yan yana toplanırsa, 19 sayısı çıkar. Buda Besmele nin harflerinin adedidir).

 

32. İnkarcıların inkarını def etmek için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ وَيُحِقُّ اللهُ الْحَقُّ بِكَلِمَاتِهِ

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Ve yühikkullâhül hakku bikelimâtih.

 

33. Düşmandan intikam almak için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ وَمَنْ عَادَ فَيَنْتَقِمُ اللهُ مِنْهُ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Ve men âde feyentekimullâhü minh.

 

34. Senin hakkında kötü konuşan düşmanın veya insanların dilini bağlamak istersen:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلَى اَفْوَاهِهِمْ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun. El yevme nahtimü alâ efvâhihim.

 

35. Düşmanların gözlerinden gizlenmek, düşmanların ve diğer insanlarında gözlerini bağlamak için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ اَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لاَيُبْصِرُونَ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun. Ağşeynâhüm fehüm lâ yübsirûn.

 

(Hazreti Fahri kainat s.a.v. efendimiz Mekke de hicretten evvel evinin etrafı müşriklerle sarılmıştı. Hazreti Rasulullah s.a.v. gece bu Ayeti Kerimeyi okuyup aralarından geçti ve Hazreti Ebubekr sıdık ile beraber Medine nin yolunu tuttular. Kafirler onu görememişlerdi).

 

36. Dilleri bağlamak için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ صُمٌّ بُكْمٌ عُمْىٌ فَهُمْ لاَيُبْصِرُونَ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Summun bukmun umyun fehüm lâ yubsirûn.

 

37. Cehennem ateşinden emin olmak ve kurtulmak için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Rabbenasrif annâ azâbe cehennem.

 

(Bazı İslam alimleri ve meşayihi izam hazarati 70.000 Kelime-i Tevhid’i okumakla, kabir azabının ve cehennem ateşinden kurtulunacağını bildiriyor. Bu konuda Hadisi şerif de vardır).

 

38. Sekerati mevtte kolaylık ve ölüm şerbetini lezzetli tatmak için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ وَجَاءَ تْ سَكَرَةُ الْمَوْتِ بِالْحَقِّ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Ve câet sekeretül mevti bil hak.

 

39. Günahlardan arınıp, ibadet haline dönmek ve şerleri hayra çevirmek için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ عَسَى رَبُّنَا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْرًا

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Asâ rabbunâen tübdi lenâ hayrâ.

 

40. Büyük kişiden ihsan taleb etmek için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ اَحْسِنْ كَمَا اَحْسَنَ اللهُ اِلَيْكَ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Ahsin kemâ ahsenallâhü ileyk.

 

41. Hapisten, kapalı ve tehlikeli durumlardan kurtulmak için:

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينُ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun İyyâke na’budu ve iyyâ kenesteîn.

 

”İyyâ kena’büdü ve iyyâ kenesteîn” Ayeti kerimesinin cümeli ebced adedi 782 olup, dörtlü vefki budur:

 

 

42. Karanlık ve delalet yolundan kurtulup, hidayet yoluna erişmek için, bu Ayeti Esmalarla birlikte 19 def 19 gün okursun:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمُ *

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun İhdinas sırâtel müstekîm.

43. Cenabı Hak’ka şükrü nimeti eda için:

 

ِبسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ فَرْدٌ حَىٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْل قُدُّوسٌ وَالْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ferdun Hayyun Kayyûmun Hakemun Adlun Kuddûsun Velhamdü lillâhi rabbil âlemîn.

Cünnetül Esma da zikir olunan Ayeti Kerimeler 89 adet olup, maksatlar ise 43 dir.

Her ne tür muradın olursa olsun, muradına münasip olan Ayeti Cünnetül Esma dairesine ilave edip iki adet yazdıktan sonra, birini üzerine alıp, diğerinide suya ıslatıp, 19 gün her farz namazın arkasından 19 defa defa Esmalarla birlikte Ayeti okur ve okuduğun günlerde suyunu içerse, Allah ın izniyle muradına nail olur.

Ama her 19 defa okumanın ardından, Cünnetül Esma duası diye isimlendirilen bu duayı bir (1) defa okumalıdır.

Cünnetül Esma duası budur:

 

ِبسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اَللَّهُمَّ اِنِّى اَسْأَلُكَ بِفَاءِ الْفَرْدَانِيَّةِ وَرَاءِ الرُّبُوبِيَّةِ وَدَالِ الدَّيْمُومِيَّةِ وَحَاءِ الْحَيَوةِ السَّرْمَدِيَّةِ وَيَاءِ يَنَابِيعُ الْحِكْمَةِ وَقَافِ الْقُرْيَةِ وَيَاءِ الْيُسْرَةِ وَوَاوِ الْوُجُوهُ وَمِيمِ الْمُلْكِ وَحَاءِ الْحُكْمِ وَكَافِ الْكِبْرِيَاءِ وَمِيمِ الْمَلَكُوتِ وَعَسْنِ الْعِنَايَةِ وَدَالِ الدِّرَايَةِ وَلاَمِ اللُّطْفِ وَقَافِ الْقَهْرِ وَدَالِ الدَّلاَلَةِ وَوَاوِ الْوِلاَيَةِ وَسِينِ السَّكِينَةِ اَقْسَمْتُ عَلَيْكُمْ اَيُّهَا اْلاَرْوَاحِ الرُّوحَانِيَّةِ النُّورَنِيَّةِ خُدَّامِ هَذِهِ الْحُرُوفِ وَاْلآيَاتِ الْعِظَامِ وَاْلاَسْمَاءِ الْمُشَرَّفَاتِ الْكِرَامِ اَجَبْتُمْ دَعْوَتِى وَبَرَذْتُمْ قِسْمَتِى وَاَسْئَلْتُمْ فِى قَضَاءِ حَاجَتِى فَيَذْكُرُهَا وَفِى كُلَّهَا يَرْضَى اللهُ وَفِيهِ صَلاَحُ اَمْرِى وَبِحَقِّ نُورِ وَجْهِ اللهِ الْعَظِيمُ اْلاَعْظَمُ وَكِبْرِيَائِهِ وَعَظَمَتِهِ عَلَيْكُمْ اِذْلاَيَصِفُ الْوَاصِفُونَ كُنْهُ وَعَظَمَتِهِ فَبِحَقِّهِ عَلَيْكُمُ اْلاِنْقِيَادِ فِيهِ اَمَرْتِكُمْ بِهِ بِحَقِّ اَسْمَائِهِ الْعَظِيمُ اْلاَعْظَمُ عَلَيْكُمْ وَبِحُرْمَتِهِ وَقُدْرَتِهِ لَدَيْكُمْ بَارَكَ اللهُ فِيكُمْ وَعَلَيْكُمْ وَقَالُوا سَمِعْنَا وَاَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ الْمَصِيرُ نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ الْنَّصِيرُ وَلاَحَوْلَ وَلاَقُوَّةَ اِلاَّ بِاللهِ الْعَلِىُّ الْعَظِيمُ وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَيِّدِنَامُحَمَّدٍ وَآلِهِ وَصَحْبِهَ اَجْمَعِينَ الطَّيِّبِينَ الطَّاهِرِينَ بِرَحْمَتِكَ يَااَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Allâhüme inni eselüke bi fail ferdaniyyeti ve ra-ir rububiyyeti ve dalid devamid deymumiy- yeti ve ha-il hayatis sermediyyeti ve ya-i yenabibiul hikmetive kafil kuryeti ve ya-il yusreti ve vavil vücühü ve mimil mülki ve ha-il hukmi ve kafil Kibriya-i ve mimil melekuti ve aynil inayeti ve dalid dirayeti ve sinis sekineti. Aksemtu aleyküm eyyühel ervahir ruhaniyetin nuraniyyeti huddame hazihil Hurufi vel ayatil izami vel esma-il müşerrefatil kirami illa ma ecebtüm da’veti ve beraztüm kısmeti ve eseltüm fi kada-i haceti feyezkuruha ve fi külleha yerdallahü ve fi salahi emri ve bi hakki nuri vechillahil azimül a’zamü ve Kibriya-ihi ve azametihi aleyküm iz la yesifül vasifüne künhü azametihi fe bi hakkihi aleykümül inkiyadi fihi emertiküm bihi bi hakki esma-ihil azimül a’zamü aleyküm ve bi hürmetihi ve kudretihi ledeyküm barakallahü fiküm ve aleyküm . Ve kalu semi’na ve ata’na ğufraneke Rabbena ve ileykel masir. Ni’mel Mevla ve ni’men nasir. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyül azim. Ve sallallahü ala seyyidina Muhammed in ve alihi ve sahbihi ecmeinet tayyibinet tahirin. Bi rahmetike ya erhamer rahimin.