Vefk

   Tüm Çareler,  Büyüde Değil, Kur’an da dır.

وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

Ve izâ maridtu fe huve yeşfîn(yeşfîni).
Ve hastalandığım zaman bana şifa veren, O’dur.

وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاء وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَلاَ يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إَلاَّ خَسَارًا

Ve nunezzilu minel kur’âni mâ huve şifâun ve rahmetun lil mu’minîne ve lâ yezîduz zâlimîne illâ hasârâ(hasâran).

Biz Kur’ân’dan, iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olan âyetler indiriyoruz. Zalimlerin de ancak zararını artırır.

Öncelikle çaresiz insanlardan , bizlere gelen büyü ve insanların iradesine müdahale nevlerinden uygulama isteklerine yok demekten yorulduk. Ama insanların bu denli çaresizlikleri de bizleri üzmektedir. Mâlesef bu çaresiz insanlar, belkide bilmediklerinden , bu zor durumlarından kurtulmak için, imanlarını tehlikeye atmak pahasına büyülere ve çeşitli iman caiz olmayan uygulamalara  baş vurmaktadırlar.

Bunun neticesinde bir çok mağdur insan , bu mağdurluklarının yanı sıra, yapılmaması gereken bu uygulamaların, tersine tepmesi veya eksik ve yanlış uygulanmasından dolayı, kendileri ruhani hastalıklara yakalanmakta ve canlarının derdine düşmektedirler.

Bu durumdan rahatsız olmam nedeniyle ve insanları bu yanlışlardan geri çevirebilme düşüncesi ile Kur ân ayetlerini kelime kelime, harf harf inceleyerek, hangi sıkıntıda ve hangi maksatla , hangi ayeti okumak gerekli olduğuna dair uzun süreli bir çalışma yaptım. Hâlâ da çalışmalarıma devam etmekteyim. İnşeallah bundan sonra her türlü sıkıntılarınıza , sizi büyülere ve günahlara teşebbüs etmeden , sadece Kur ân ayetleri ile, Râbbimin rahmet ve inayet kapılarını çalmaya yöneltecek çalışmalarımla hizmetinizdeyim. Unutmayınız ki , Kur ân da her türlü derde bir derman var. Ama bunu tüm ayetlerde bulamazsınız. Bazen bir ayetin bir kaç kelimesi sizin derdinize dermandır. Ama bunu anlayamazsınız. Bu ayetlerin vefki yapıldıktan sonra gerekli sayı adetlerince de , sizler tarafından okunması gerekmektedir. Tabi ki, uygun saatlerde.

Bu çalışmalarınızı sizlerin eksiksiz yapabilmeniz için 7/24 saat hizmetinizde olacağız inşeallah. Eğer okumalardan dolayı sıkıntılara düşerseniz anında bize ulaşıp, o sıkıntılardan kurtulabileceksiniz, Allah ın izni ve inayetiyle.

Sevgili ziyaretçilerim. Elimizde bulunan zengin havas arşivlerinden , sizleri cini mahlukattan ve nazr ve büyü gibi sıkıntı verici uygulamalardan muhafaza niyetiyle tecrübe edilmiş tertipler hazırlamaktayım. Aslında havas kitaplarında yüzlerce tertipler var, aynı zamanda kişisel çalışmalarımız sonucunda hazırladığımız tertiplerde bulunmakta. Ama burada en dikkat ettiğim husus tertiplerin gerçekten etkili olup olmadığı. Bunu da ancak hastalarım üzerinde tecrübe ederek öğrenebilmekteyim.

Yani size göndereceğim tertipler, sıradan ve klasik tertipler olmayıp, Bire bir etkisini ve hastalarım üzerinde ki etkilerini gördüğüm tertipler olacak. Osmanlıca eserlerden günlerce ve aylarca tetkik ederek ve tedavi etmekte olduğum hastaların da üzerinde tecrübe ettiğim, bu koruma ve hıfz tertiplerini isteyen kişilere , kendilerine mahsus bir şekilde hazırlayıp gönderebiliriz. Ama şunu bilmek lazım, Ağır derecede hastalığı olan kişilere bu tertipleri yazsam da , bire bir müdahale olmadan bunları takamaz. Çünkü yazdığımız tertipler, musallatları çok rahatsız eden ve onlara çok ızdırap veren tertiplerdir. Onlar, ızdırap çektikçe de, o ızdıraptan kurtulmak için, hastanın bu muskaları çıkarması için olmadık eziyetler vereceklerdir. O yüzden bu muska ve tertipleri çok ağır hastalara değil, basit vakalara ve ya bu sıkıntılara yakalanmak korkusu olan ve de nazar ve bu tür mahlukattan kendini emin hissetmek isteyen kişilerin talep etmesini daha uygun buluyorum. Basit, gece korkuları, ürpertiler veya sık nazara gelme hadiselerinde yeterli olabilecek uygulamalardır. Ama bunlar sadece vesiledir. Hakiki şifa Allah tan beklenmelidir. Burada , en büyük avantajınız da , bu tertip ve korumaları taktığınız anda, size mağnevi saldırılar olursa , anında bizi arayabilir ve o sıkıntı verici şerir mahlukatı etkisiz bırakabiliriz inşeallah.

Bunun yanında rızk ve kısmet açmak içinde tertiplerimiz mevcuttur. Ama bunlar sadece dua dır. Kaderi değiştirmez. Sadece sizlerin kötü enerji diye tesmiye ettiğiniz manileri kaldırmak ve Allah a bir nevi, ismi azam ve bu konuda ki esmâları ile sizin şahsınıza mahsus bir şekilde, o esmâları ve Salih kulları vesile ederek dua etmek diye tanımlamak daha uygun olur.Yoksa , ben yazarsam tutar, her işin çözülür demek, Hâşâ kadere inanmamak veya kadere müdahale etmeye niyetlenmek gibi bir manaya gelir. Biz sadece cüz i irademizle isteriz, Râbbimin hikmeti iktiza ederse, onu en hayırlı bir şekilde bize nasip eder inşallah. Bilirsiniz ki, Rabbim her şeyi sebebler dairesinde yaratır. Bu sebeplerin vukuâ gelmesinde en etkili unsur duâ dır.

Bizler bu sebepleri harekete geçirme veya o sebeplere baş vurma maksadındayız. Kur ân da her derde bir derman ve her sıkıntıdan kurtuluşa bir çare vardır. Önemli olan bunları bulmak ve doğru uygulamaktır.

Not:Göndereceğimiz dua ve tertipler zafiran (safran) mürekkebiyle yazılacağından, kesinlikle su ile teması sağlanmamalıdır. Islak ortamla karşılaştığı zaman yazı tamamen silinir gider. Bu üzerinizde takacağınız tertipler için geçerlidir. Ama içme suyu ve banyo için kullanacağız tertipleri zaten suyun içine atacaksınız ve yazının birkaç saatte tamamen suya karışıp, kağıt üzerinde hiçbir iz kalmayacağını göreceksiniz.

                                                                          VEFKLERİN SIRRI

      Bir murabba’da (dörtgen) uzunlamasına ve enlemesine birbirini kesen doğru çizgilerden meydana gelen bir şeklin içine konan sayılar ve harflere VEFK denir.

      Her Vefk en, boy ve kuturlardan meydana gelir. Yukarıdan aşağıya doğru düzgün çizgilerden meydana gelen kısımlara DIL’I (kenar), sağdan sola doğru düzgün çizgilerden meydana gelen kısımlarada SATIR denir. Sağ baş ucundan sol nihayet uca ve sol baş ucundan sağ son uca gelen hanelerede KUTUR denir.

      Vefkin karelerine adet ise adet, harf ise harf olarak yazılır. Vefkte bir haneye yazılan adet veya harf başka bir hanede tekrar kullanılmaz. Satırdaki toplamla dıl’ındaki toplam birbirine eşit olmalıdır. Her vefkin birinci hanesi miftah (Başlangıç) bitim hanesi nede muğlak (Son) hanedir. Her vefkin sekiz (8) muhtelif makamı vardır. Vefklerdeki sekiz kaide şöyledir:

      1. Miftah: Anahtar veya başlangıç olup vefkin 1. hanesidir.

      2. Muğlak: Vefkin en son hanesidir.

      3. Adil: Miftah ile Muğlak hanelerinin toplamıdır.

      4. Vefk: Vefk tirki bir kenar hanesinin toplamıdır.

      5. Mesahe: Toplam Idla’nın adedi. (Kenar haneleri)

      6. Zabit: Vefk ile Mesahe nin toplamıdır.

      7. Ğaye: Zabit in iki mislidir.

      8. Asıl: Ğayenin Muğlak ile çarpımının toplamıdır. Bütün Vefk lerde asıl ğayeye hakimdir. Her vefkin ğayesi de diğer bütün hanelere hükmeder. Her vefk yedi gezegenden birine mensuptur.

      Üçlü         vefk      Zühal       gezegenine       mensuptur.

      Dörtlü       vefk      Müşteri    gezegenine       mensuptur.

      Beşli         vefk      Merih       gezegenine       mensuptur.

      Altılı          vefk      Şems       gezegenine       mensuptur.

      Yedili        vefk      Zühre       gezegenine       mensuptur.

      Sekizli       vefk     Utarid       gezegenine       mensuptur.

      Dokuzlu    vefk      Kamer      gezegenine       mensuptur.

      Onlu         vefk      Burçların  feleğine  (Kendi  etrafında  dönen yuvarlak) mensuptur.

ÜÇLÜ VEFK

      Her vefk, en boy ve kuturlardan meydana gelir. Üçlü toprak unsuru vefki: 2, 9, 4 birinci satırı, 7, 5, 3 ikinci satırı, 6, 1, 8 üçüncü satırlarıdır. 2, 7, 6 birinci dıl’ı, 9, 5, 1 ikinci dıl’ı, 4, 3, 8 üçüncü dıl’ı dırlar. Üçlü vefkin 2, 5, 8 sağ kuturu, 4, 5, 6 sol kuturudur.

      Toprağa mensup olan üçlü vefkin aslı ve temeli budur:

4

9

2

3

5

7

8

1

6

      Üçlü vefkte miftah (Başlangıç) ve muğlak (Son) hanesinin toplamı olan 1 + 9 = 10 sayısının yarısı vasat (Orta) hanesidir. Üçlü vefkin vasatı beş (5) muğlağı dokuz (9) olduğuna göre beş (5) i dokuz (9) ile çarparsak çıkan 45 adedi üçlü vefkin mesahe (Kenar hanelerinin toplamı) sidir.

      Her vefkte olduğu gibi üçlü vefkinde sekiz (8) muhtelif makamı olup, bu sekiz kaide şöyledir.

      1. Miftah: Anahtar veya başlangıç olup üçlü vefkin birinci (1.) hanesidir.

      2. Muğlak: Son hane olup üçlü vefkin dokuzuncu (9) hanesidir.

      3. Adil: Miftah ile Muğlak hanelerinin toplamıdır. 9 + 1 = 10 dur.

      4. Vefk: Bir dılı’ veya satırın toplam adedidir. Üçlü vefkte dılı’ veya satırın toplamı onbeş (15) dir.

      5. Mesahe: Bir vefkte bulunan bütün dılı’ların veya satırların toplam adedidir. Üçlü vefkin mesahesi 15 × 3 = 45 tir.

      6. Zabit: Bir dılı’ ve bütün vefkin toplamıdır. Üçlü vefkte zabit 15 + 45 = 60 tır.

      7. Ğaye: Zabit adedin iki mislidir. Üçlü vefkte zabit 60 + 60 = 120. dir.

      8. Asıl: Ğayenin Muğlak veya kutup adediyle çarpımından çıkan adettir. 120 × 9 = 180 dir. Bütün vefklerde asıl ğayeye hüküm eder. Her vefkin ğayeside vefkin diğer hanelerine hükmeder. Üçlü vefkin dört anasıra göre tanzim edilmiş şekilleri vardır. Yapacağın amel ateşe bağlı ise üçlü vefkin ateş unsuru şeklini, toprağa bağlı ise toprak unsuru şeklini, havaya bağlı ise hava unsuru şeklini ve yapacağın amel suya bağlı ise su unsuru şeklini tanzim edersin. Üçlü vefkin aslı ve temeli topraktır. Üçlü vefkin anasırı erbaaya göre şekilleri budur.

      Ateş unsuru vefki: Bu vefkin anasırı ateş, yönü doğu ve tabiatı ise kuru sıcaktır.

      Üçlü ateş unsuru vefki budur:

8

1

6

3

5

7

4

9

2

      Bu vefkin Ayeti Kerimesi ve Ateş harfleri:

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَاِنْ مِنْكُمْ اِلاَّوَارِدُهَا كَانَ عَلَى رَبِّكَ حَتْمًا مَقْضِيًّا  ا هـ ط م ف ش ذ

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ve in minkum illâ varidühâ kâne alâ rabbike hatmen makdiyyâ. Elif he tı mim fe şın zel.

      Üçlü toprak unsuru vefki: Bu vefkin anasırı toprak yönü güney olup, tabiatı ise kuru soğuktur.

      Üçlü toprak unsuru vefki budur:

4

9

2

3

5

7

8

1

6

      Bu vefkin Ayeti Kerimesi ve Toprak harfleri:

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ مِنْهَا خَلَقْنَا كُمْ وَفِيهَا نُعِيدُ كُمْ وَمِنْهَانُخْرِجُكُمْ تَارَةً وَاُخْرَى  ب و ى ن ص ت ض

Bismillâhirrahmânirrahîm. Minhâ halaknâkum ve fîhâ nuîdü kum ve minhâ nuhricükum  târaten  ve  uhrâ.  Be  vav  ye  nun

sat te dat.

      Üçlü hava unsuru vefki: Bu vefkin anasırı hava ve yönü batı olup, tabiatı ise nemli sıcaktır.

      Üçlü hava unsuru vefki budur:

2

7

6

9

5

1

4

3

8

      Üçlü hava vefkinin Ayeti kerimesi ve hava harfleri:

بِسْـمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَنُفِخَ فِى الصُّورِ فَجَمَعْنَاهُمْ جَمْعًا ج ز ك س ق ث ظ

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ve nufiha fîs sûri fecema’nâhüm cemâ. Cim ze kef sin kaf se zı.

      Üçlü su unsuru vefki: Bu vefkin anasırı su ve yönü kuzey olup, tabiatı ise nemli soğuktur.

      Üçlü su unsuru vefki budur:

6

7

2

1

5

9

8

3

4

      Üçlü su vefkinin Ayeti kerimesi ve su harfleri:

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَاءِ كُلَّ شَىْءٍ حَتَّى اَفَلاَ يُؤْمِنُونَ  د ح ل ع ر خ غ

Bismillâhirrahmânirrahîm. Ve cealnâ minel mâ-i külli şeyin hattâ efelâ yü’minûn. Dal ha lam ayın ra hı ğayın.

ÜÇLÜ VEFK YAPMANIN BİRİNCİ KAİDESİ

      Vefk olunacak adetten oniki (12) çıkarılıp, kalan adet üç (3) e bölünür. Harici kısmet birinci haneye yazılır ve  birer  zamla  vefkin

son hanesine kadar gidilerek vefk tamamlanır. Üçlü vefk kesir kabul etmez.

      Üçlü vefkin gezegeni Zühal olup, günü Cumartesidir. Ulvi müvekkili Kesfeyail, ardi müvekkili ise Meymun dur.

      Üçlü vefkin tabii ve toprak unsuru şekli budur:

4

9

2

3

5

7

8

1

6

      Örneğin: Lafza-i Celal (Allah) ismi şerifinin üçlü vefkini yapalım. Allah c.c. ismi şerifinin adedi olan altmışaltı (66) dan oniki (12) çıkarıp, kalan adedi üç (3) e böleriz. Harici kısmet onsekiz (18) adedi kaldı. Kesir kalmadığı için harici kısmeti vefkin birinci hanesine yazar ve birer zamla dokuzuncu hane olan son haneye kadar gelerek vefki tamamlarız.

      Allah c.c. ismi şerifinin üçlü vefki budur:

21

26

19

20

22

24

25

18

23

     Üçlü ve tekli vefklerde kesir kabul eden ve kesir kabul etmeyen şekiller vardır. Vefk olunacak adet bölünüp, taksiminde bir fazla kaldığı zaman ve üçlü vefkte yedinci haneye bir fazla ilave edildiğinde sol kuturda bir eksik çıkar. Şayet kesirde iki kalırsa, dördüncü haneye bir fazla ilave edildiğinde sol kuturda bir fazla çıkar. Vefk, gerek dılı’ gerek satırı ve gerekse kuturları aynı olan her ne taraftan olursa olsun hesap edildiği zaman eşit gelendir. Eşit gelmediği zaman, böyle yapılan Vefkler yanlıştır.

      Örneğin: .Muhyi ismi şerifini vefke koymak istesek, Muhyi nin adedi 68 dir. Bu adetten 12 çıkardık 56 kaldı. Bu adedi üç (3) e böldük. Harici kısmet 18 olup, kesirdede iki (2) kaldı. Onsekiz (18) adedidini üçlü vefkin birinci hanesine yazıp, birer zamla dördüncü haneye kadar geliriz. Kesirde iki (2) kaldığı için dördüncü (4) haneye bir fazla ilave ederek dokuzuncu (9) haneye kadar çıkarak üçlü vefki tamamlarız.

      Vefkin şekli budur:

22

27

19

20

23

25

26

18

24

Görüldüğü gibi sol kuturda bir fazla çıktı. Bu yüzden bu vefk müsavi (Eşit) olmayıp, yanlıştır.

      Bu defada altmışyedi (67) adedini vefke koymak istersek, üçlü vefkin kaidesine göre 67 den 12 çıkarıp, 3 e böldük. Çıkan adet onsekiz (18) kesirdede bir (1) kaldı.

      Şimdiye kadar bilinen usule göre üçlü vefkte bir (1) artarsa yedinci (7) haneye bir (1), iki (2) artarsa dördüncü (4) haneye bir (1) fazla ilave etmek suretiyle vefk yapılırdı. Altmışyedi (67) adedinin vefkini yaptık. Şekli budur:

21

27

19

20

22

25

26

18

23

      Görüldüğü gibi artan bir (1) kesiri yedinci (7) haneye bir (1) fazla ilave ederek yaptık. Sol kuturda bir (1) eksik çıktı. Bu yüzden bu vefk eşit olmayıp, yanlış olduğundan dolayı kullanılmaz.

ÜÇLÜ VEFK TE İKİNCİ KAİDE

      Üçlü vefkte kesir kalırsa, vefkini yapmak istediğimiz adedi hiç bozmadan üçlü vefkin vasat (5.hane) hanesi olan beşinci hanesine yazar ve birer eksilterek birinci haneye kadar ineriz. Yine harflerin adedine birer zamla, altıncı haneden dokuzuncu ve son haneye kadar çıkarak üçlü vefki tamamlarız. Vefkini yaptığımız adette her dılı’, satırı ve kutruda müsavi olur.

      Örneğin: Adetleri bölündüğü zaman kesir bırakan Esma, Ayet veya herhangi bir kelimeyi ‘Hakem’ ismi şerifinin vefkinde olduğu gibi vefk ederiz. Hakem ismini üçlü vefkin beşinci hanesine yazar ve ismin adedinden birer eksilterek birinci (1) haneye kadar ineriz. Yine ismin adedine birer (1) zamla altıncı (6) haneden dokuzuncu (9) haneye kadar çıkarak üçlü vefki tamamlarız.

      Hakem isminin üçlü vefki:

67

72

65

66

حكم

70

71

64

69

      Veya Hakem isminin sayısal karşılığı olan 68 sayısının mahracı yani yandan toplamı 14 tür. Bu adedi 4 ile çarptık. 56 oldu. 68 den 56 yı çıkardık, 12 kaldı. Bu adedi üçlü vefkin birinci hanesine yazar ve 14 zamla dördüncü (4) haneye kadar çıkarız. Beşinci haneye Hakem ismini yazı ile yazar ve yine her haneye 14 er zamla vefki tamamlarız. Vefkin şekli budur:

67

72

65

66

حكم

70

71

64

69

      Bu tür vefklerde gerek Esma ve gerek Ayeti Kerime üç (3) defa yazılmış olur. Eğer vefkin bir dılı’nı veya satırını toplarsak, ortaya çıkan sayı vefk olan sayının üç katıdır. Bir kenar hanesinden çıkan 204 sayısını üç (3) e bölersek, vefk olunan 68 sayısı ortaya çıkar. Bir dılı’nın veya bir satırının toplamı 204 ü 3 e böldük, 68 kaldı.

ÜÇLÜ VEFK TE ÜÇÜNCÜ KAİDE

      Üçlü  vefkte  kesir  kalırsa vefkini yapmak istediğimiz adedi  hiç

bozmadan birinci (1) haneye yazıp, birer misli zamla artırarak üçlü vefkin dokuzuncu ve son hanesine kadar giderek vefki tamamlarız.

      Örneğin: Evvel ismi şerifinin vefkini yapmak istediğimizde adedi hiç bozmadan birinci haneye yazıp, birer misli zamla artırarak, vefkin 9. ve son hanesine kadar giderek tamamlarız.

      Evvel isminin üçlü vefki budur:

148

333

74

111

185

259

296

37

222

      Bu üçlü vefki yaptıktan sonra vefkin bir dılı’nı veya bir satırını topla. Toplamı üçlü vefkin bir dılı’ veya bir satırı olan onbeş (15) e böl. Çıkan adet vefkin miftah hanesine yazmış olduğun adettir. Bir dılı’nı topladık, 555 çıktı. Üçe (3) böldük 37 çıktı. Bu tür yapılan vefklerin tesiri çok çabuk görülür.

 

AZİMET BAĞLAMAK

      Şeyh Tamtam Samur Hindi (Rahmetullahi aleyh) nin sözüne göre Azimet bağlamak için: Esma-i A’vanın önüne Yâ nidası, Esma-i Kasem in önünede Bi hakki kelimesini ekleriz. Esma-i Kitabet ise Azimete dahil edilmez ve bağlanmaz.

Azimet bağlamada Vefk koymak yoktur. Okuyacağın Azimetin adedi ise, matlubunun isminin Ebcedi kebir karşılığının toplamı kadar olmalıdır. Amele başlarken ve Azimet okurken ameline uygun gerek hayır, gerek şer buhurlarını tüttürürsün.

Şayet Vefk yapmak istersen: Dokuz mizanın toplamını alıp bu toplamı ya dörtlü vefk yada üçlü vefkini belirlediğin saatte yazıp, vefki ya üzerinde taşır veya Azimet okurken vefke nazar edersin.

 

HERKES TARAFINDAN SEVİLME AZİMETİ

 

سَبِّتْ سَبِّتْ رُوحَانِيَّةِ الْمَحَبَّةِ وَالْمَوَدَّةِ وَاُلْفَةِ بِجَمِيعِ الْخَلاَئِقِ وَامْتِزَاجٍ فِيهِ رُوحَانِيَّةِ الْمَحَبَّةِ فِى قُلُوبَ بَنِى آدَمَ وَبَنَاتِ حَوَّا حُرِّهِمْ وَعَبْدِهِمْ وَسَائِرِ الْخَلْقِ اَجْمَعِينَ

 

Sebbit sebbit rûhâniyyetil mehabbeti vel meveddeti ve ülfeti bi cemî-ıl halâikı vemtizâcin fihi rûhâniyyetil mehabbeti fî kulûbe benî Âdeme ve benâti Havvâ hurrihim ve abdihim ve sâiril halki ecmeîn.

 

Esma-i A’van ve Kasem Kasem isimlerini Azimete ilave edip okursun.

 

SİHİR BOZMA AZİMETİ

اِطْلَقُوا رُوحَانِيَّةِ الـسِّحْرِ النَّافِذَةٍ عَنْ فُلاَنِ ابْنِ فُلاَنَةَ وَحَلُّوا عُقُدَةُ وَارْهَبُوا كَمَا يُطْفِى النَّارُ

 

tlikû rûhâniyyetis sihrin nâzifetin an fülân ibni fülânete ve hallû ukdetü varhebû kemâ yutfin nâr.     dersin

 

BAĞLIYI ÇÖZME AZİMETİ

 

اِطْلَقُـوا كُلَّ مَأْمُورٍ وَمَقْصُورٍ وَمَـلْسُوعٍ وَمَبْرُودٍ وَاَسْأَلُكَ اَنْ يَخْرُجَ الْقَعْدَ الْمُسْتَكَنْ عَنْ فُلاَنِ ابْنِ فَلاَنَةَ وَيَتَخَرِّكُ الشِّهْوَةُ وَالنِّكَاحُ

İtlakû külle me’mûrin ve maksûrin ve melsûın ve mebrûdin ve eselüke en yahrücel ka’del müsteken an fülân ibni fülânete ve yeteharrikuş şehvetü ven nikâh.  dersin.

HASTALANDIRMA  AZİMETİ

 

هَيِّجُوا وَسَطَ الصِّدَاعِ الْمُسْتَكَنْ

 

Heyyicû ve satas sıdâıl müsteken.  dersin.

 

ERKEKLİK BAĞLAMA AZİMETİ

 

اِقْطَعُوا شَهْوَةً فُلاَنِ ابْنِ فُلاَنَةً اَمْرِحُورٍ وَجَانِبٍ اَلْحَرَكَةِ وَاْلاَنْعَامِ عَنْ فُلاَنِ ابْنِ فُلاَنَةً وَاعْقِدْ فَرْجِهِ حَتَّى لاَيُطِيقَةِ حَرَكَةَ الْجِمَاعٍ

 

İktaû şehveten fülân ibni fülânete emrAhûrin ve cânibin elhareketi vel enâmi an fülânete binti fülânete va’kid fercihi hattâ lâ yütîkate hareketel cimâ’.     dersin.

 

UYKU BAĞLAMA AZİMETİ

 

عَقَدُّ النَّوْمَ فُلاَنِ ابْنِ فُلاَنَةَ وَ اَخْرِجْ مِنْ اَجْفـانِهِ وَدَلِّ مِنْ دِمَاغِهِ وَاَخْرِجْ مِنْ جِسْمِهِ رُوحَانِيَّةِ النَّوْمَ وَسَلِّطْ عَلَيْهِ النَّهْرَ وَالْفَلَقَ وَحَدِيثِ الثَّقَنَ وَالسُّوءُ

 

Akaddün nevme fülân ibni fülânete ve ahric min ecfânihi ve delli min dimâğıhi ve ahric min cismihi rûhâniyyetin nevme ve sallit aleyhin nehra vel falaka ve hadîsis sekane ves sûü dersin.

Diğerleride maksadına göre bu yol ile Azimet bağlayıp, meşgul olursun. Yapılan bütün amellerde ve arzu ettiğin her şeyde Allah (c.c.) ın izniyle sahip olursun.

Eğer istersen insanlarda ve hayvanlarda, hayr veya şerde Celb, Tard, Sıhhat, Sakam mizanını kullanırsın. Bu amellerde dört mizan vardır ve bu dört mizanda şöyledir.

Birinci mizan      :   Celb      ( Kendine çekmek, getirtmek ),

İkinci mizan        :  Tard       ( Kovmak, göndermek ),

Üçüncü mizan    :   Sıhhat   ( Sağlık, afiyet ),

Dördüncü mizan :   Sakam  ( Hastalık, hastalandırmak ).

Yağmurun mizanı Matar, vahşi hayvanların mizanı Vuhuş, rüzgar estirmenin mizanı Riyah, bulutların mizanı Sehab, kuşların mizanı Tuyur, haşaratın mizanı Hevam, denizde yaşayan hayvanların mizanı Devabül bahr, balıkların mizanı Semak, karada yaşayan hayvanların mizanı ise Devabdır.

Günlerin Kasemleride şunlardır.

Pazar gününün Kasemi:

 

تَوَكَّلُوا يَامُذْهِبْ اَنْتَ وَاَعْوَانُكَ بِحَقِّ كَوْكَبُكَ السَّعِيدِ الشَّمْسِ وَبِحَقِّ طَالِعُكَ اْلاَسَدْ وَبِحَقِّ يَوْمِكَ اْلاَحَدْ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْمُوَكَّلِ بِقَائِمَةِ الْعَرْشِ اَبْجَدْ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْغَالِبُ عَلَيْكُمْ اَمْرُهُ رُوقْيَائِيلْ وَبِحَقِّ اَلْحَمْدُ ِللهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَبِحَقِّ فَرْدٌ وَبِحَقِّ ف وَبِحَقِّ  وَبِحَقِّ ا هـ ط م ف ش ذ وَبِحَقِّ لِلطَّهْطِيلْ اَنْ تُعِينُونِى عَلَى قَضَاءِ حَاجَتِى كَذَا وَكَذَا وَبِحَقِّ هَذِهِ اْلاَسْمَاءِ وَاْلآيَاتِ وَالطِّلاَسِمِ وَالْخَاتَمْ  *

 

Tevekkelû yâ müzhib ente ve a’vânüke bi hakki kevkebükes seîdiş şemsi ve bi hakki tâliukel esed ve bi hakki yevmikel ehad ve bi hakkil melikül müvekkeli bi kâimetil arşi ebced. Ve bi hakkil melikil ğâlibü aleyküm emruhu rukyâîl ve bi hakki elhamdülillâhi rabbil âlemîn. Ve bi hakki ferdün ve bi hakki fe ve bi hakki (Pazar gününün tılsımı) ve bi hakki elif he tı mim fe şın zel ve bi hakki littahtîl en tüînûnî alâ kadâ-i hâcetî kezâ ve kezâ ve bi hakki hâzihil esmâ-i vel âyâti vet tılâsimi vel hâtem.

Pazartesi gününün Kasemi:

 

تَوَكَّلُوا يَامُرَّةْ اَنْتَ وَاَعْوَانُكَ بِحَقِّ كَوْكَبُكَ السَّعِيدِ الْقَمَرْ وَبِحَقِّ طَالِعُكَ السَّرَطَانْ وَبِحَقِّ يَوْمِكَ اْلاِثْنَيْنِ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْمُوَكَّلِ بِقَائِمَةِ الْعَرْشِ هَوْزَحْ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْغَالِبُ عَلَيْكُمْ

اَمْرُهُ جَبْرَائِيلْ وَبِحَقِّ اَلرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَبِحَقِّ جَبَّارْ وَبِحَقِّ ج وَبِحَقِّ  وَبِحَقِّ د ح ل ع ر خ غ وَبِحَقِّ مَهْطَهْطِيلْ اَنْ تُعِينُونِى عَلَى قَضَاءِ حَاجَتِى كَذَا وَكَذَا وَبِحَقِّ هَذِهِ اْلاَسْمَاءِ وَاْلآيَاتِ وَالطِّلاَسِمِ وَالْخَاتَمْ  *

 

Tevekkelû yâ mürreh ente ve a’vânüke bi hakki kevkebükes seîdil kamer ve bi hakki tâliukel seratân ve bi hakki yevmikel isneyni ve bi hakkil melikül müvekkeli bi kâimetil arşi hevzah.Ve bi hakkil melikil ğâlibü aleyküm emruhu cebrail ve bi hakki errahmanirrahim. Ve bi hakki cebbâr ve bi hakki cim ve bi hakki (Pazartesi gününün tılsımı) ve bi hakki dal ha lam ayın ra hı ğayın ve bi hakki mehtahtil en tüînûnî alâ kadâ-i hâcetî kezâ ve kezâ ve bi hakki hâzihil esmâ-i vel âyâti vet tılâsimi vel hâtem.

Salı gününün Kasemi:

 

تَوَكَّلُوا يَااَحْمَرْ اَنْتَ وَاَعْوَانُكَ بِحَقِّ كَوْكَبُكَ السَّعِيدِ الْمَرِيخْ وَبِحَقِّ طَالِعُكَ الْحَمَلْ وَالْعَقْرَبْ وَبِحَقِّ يَوْمِكَ الثَّلاَثَاءْ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْمُوَكَّلِ بِقَائِمَةِ الْعَرْشِ طَيْكَلْ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْغَالِبُ عَلَيْكُمْ اَمْرُهُ سَمْسَمَائِيلْ وَبِحَقِّ مَالِكِ يَوْمِ الدِّينَ وَبِحَقِّ شَ كُورْ وَبِحَقِّ ش وَبِحَقِّ  وَبِحَقِّ ا هـ ط م ف ش ذ د ح ل ع ر خ غ وَبِحَقِّ قَهْطَيْطِيلْ اَنْ تُعِينُونِى عَلَى قَضَاءِ حَاجَتِـى كَـذَا وَكَذَا وَبِـحَقِّ هَـذِهِ اْلاَسْـمَاءِ وَاْلآيَاتِ

وَالطِّلاَسِمِ وَالْخَاتَمْ

 

Tevekkelû yâ ahmar ente ve a’vânüke bi hakki kevkebükes seîdil merih ve bi hakki tâliukel hamel vel akreb ve bi hakki yevmikel selâsa’ ve bi hakkil melikül müvekkeli bi kâimetil arşi taykel ve bi hakkil melikil ğâlibü aleyküm emruhu semsemâîl ve bi hakki maliki yevmid din. Ve bi hakki şekûr ve bi hakki şın ve bi hakki (Salı gününün tılsımı) ve bi hakki elif he tı mim fe şın zel dal ha lam ayın ra hı ğayın ve bi hakki kahtaytil en tüînûnî alâ kadâ-i hâcetî kezâ ve kezâ ve bi hakki hâzihil esmâ-i vel âyâti vet tılâsimi vel hâtem.

Çarşamba gününün Kasemi:

 

تَوَكَّلُوا يَابُرْقَانْ اَنْتَ وَاَعْوَانُكَ بِحَقِّ كَوْكَبُكَ السَّعِيدِ الْعُطَارِدْ وَبِحَقِّ طَالِعُكَ السُنْبُلَ وَالْجَوْزَاءْ وَبِحَقِّ يَوْمِكَ اْلاَرْبَعَاءْ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْمُوَكَّلِ بِقَائِمَةِ الْعَرْشِ مَنْسَعْ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْغَالِبُ عَلَيْكُمْ اَمْرُهُ مِيكَائِيلْ وَبِحَقِّ اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَعِينْ وَبِحَقِّ ثَابِتٌ وَبِـحَقِّ ث وَبِحَقِّ  ز ك س ق ث ظ ب و ى ن ص ت ض وَبِحَقِّ فَهْطَيْطِيلْ اَنْ تُعِينُونِى عَلَى قَضَاءِ حَاجَتِى كَذَا وَكَذَا وَبِحَقِّ هَذِهِ اْلاَسْمَاءِ وَاْلآيَاتِ وَالطِّلاَسِمِ وَالْخَاتَمْ

 

Tevekkelû yâ bürkân ente ve a’vânüke bi hakki kevkebükes seîdil utarid ve bi hakki tâliukes sünbüle vel cevzâ’ ve bi hakki yevmikel erbeâ’ ve bi hakkil melikül müvekkeli bi kâimetil arşi mensa’ ve bi hakkil melikil ğâlibü aleyküm emruhu Mikâîl ve bi hakki iyyâ kena’büdü ve iyyâ kenestein. ve bi hakki sâbitün ve bi hakki se ve bi hakki (Çarşamba gününün tılsımı) ve bi hakki cim ze kef sin kaf sez ı be vav ye nun sat te dat ve bi hakki fehtaytîl en tüînûnî alâ kadâ-i hâcetî kezâ ve kezâ ve bi hakki hâzihil esmâ-i vel âyâti vet tılâsimi vel hâtem.

Perşembe gününün Kasemi:

 

تَوَكَّلُوا يَاشَمْهُورَشْ اَنْتَ وَاَعْوَانُكَ بِحَقِّ كَوْكَبُكَ السَّعِيدِ الْمُشْتَرِى وَبِحَقِّ طَالِعُكَ الْقَوْسِ وَالْحُوتْ وَبِحَقِّ يَوْمِكَ الْخَمِيسْ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْمُوَكَّلِ بِقَائِمَةِ الْعَرْشِ فَصْقَرْ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْغَالِبُ عَلَيْكُمْ اَمْرُهُ صَرْفَيَائِيلْ وَبِحَقِّ اِهْدِ الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمْ وَبِحَقِّ ظَهِيرٌ وَبِحَقِّ ظ وَبِحَقِّ  وَبِحَقِّ ا هـ ط م ف ش ذ د حل ر خ غ وَبِحَقِّ نَهْهَطْطِيلْ اَنْ تُعِينُونِى عَلَى قَضَاءِ حَاجَتِى كَذَا وَكَذَا وَبِحَقِّ هَذِهِ اْلاَسْمَاءِ وَاْلآيَاتِ وَالطِّلاَسِمِ وَالْخَاتَمْ

 

Tevekkelû yâ şemhûreş ente ve a’vânüke bi hakki kevkebükes seîdil müşteri ve bi hakki tâliukel kavsü vel hut ve bi hakki yevmikel hamis ve bi hakkil melikül müvekkeli bi kâimetil arşi faskar ve bi hakkil melikil ğâlibü aleyküm emruhu sarfeyâîl ve bi hakki ihdinas sirâtal müstekîm. Ve bi hakki zahîrun ve bi hakki zı ve bi hakki (Çarşamba gününün tılsımı) ve bi hakki elif he tı mim fe şın zel dal ha lam ayın ra hı ğayın ve bi hakki nehhattil en tüînûnî alâ kadâ-i hâcetî kezâ ve kezâ ve bi hakki hâzihil esmâ-i vel âyâti vet tılâsimi vel hâtem.

Cuma gününün Kasemi:

 

تَوَكَّلُوا يَااَبْيَضْ اَنْتَ وَاَعْوَانُكَ بِحَقِّ كَوْكَبُكَ السَّعِيدِ زُهْرَةْ وَبِحَقِّ طَالِعُكَ الثّوْرِ وَالْمِيزَانِ وَبِحَقِّ يَوْمِكَ الْجُمُعَةِ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْمُوَكَّلِ بِقَائِمَةِ الْعَرْشِ شَتْثَخْ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْغَالِبُ عَلَيْكُمْ اَمْرُهُ عَنْيَائِيلْ وَبِحَقِّ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ وَبِحَقِّ خَبِيرٌ وَبِحَقِّ خ وَبِحَقِّ  وَبِحَقِّ ب و ى ن ص ت ض ج ز ك س ق ث ظ وَبِـحَقِّ جَهْهَطْطِيلْ اَنْ تُعِينُونِى عَلَى قَضَاءِ حَاجَتِى وَتُسَخِّرُوا لِى قَلْبَ وَفُؤَدَ فُلاَنِ ابْنِ فُلاَنَةَ عَلَـى حُبِّ وَطَاعَـةِ فُلاَنَةَ بِنْتِ فُلاَنَةَ وَبِحَقِّ هَذِهِ اْلاَسْمَاءِ وَاْلآيَاتِ وَالطِّلاَسِمِ وَالْخَاتَمْ

 

Tevekkelû yâ ebyad ente ve a’vânüke bi hakki kevkebükes seîdiz zühre ve bi hakki tâliukel sevri vel mizan ve bi hakki yevmikel cumuati ve bi hakkil melikül müvekkeli bi kâimetil arşi şetsah ve bi hakkil melikil ğâlibü aleyküm emruhu anyâîl ve bi hakki sirâtallezine enamte aleyhim. Ve bi hakki habirun ve bi hakki hı ve bi hakki (Cuma gününün tılsımı) ve bi hakki be vav ye nun sat te dat cim ze kef sin kaf se zı ve bi hakki cehhattil en tüînûnî alâ kadâ-i hâcetî ve tüsehhirû lî kalbe ve füâde fülan ibni fülanete alâ hubbi ve tâeti fülanete binti fülanete ve bi hakki hâzihil esmâ-i vel âyâti vet tılâsimi vel hâtem.

Cumartesi gününün Kasemi:

 

تَوَكَّلُوا يَامَيْمُونْ اَنْتَ وَاَعْوَانُكَ بِحَقِّ كَوْكَبُكَ السَّعِيدِ زُحَلْ وَبِحَقِّ طَالِعُكَ الْجَدِى وَالدَّلِوْ وَبِحَقِّ يَوْمِكَ السَّبْتِ وَبِحَق الْمَلِكِ الْمُوَكَّلِ بِقَائِمَةِ الْعَرْشِ ذَضْظَغْ وَبِحَقِّ الْمَلِكِ الْغَالِبُ عَلَيْكُمْ اَمْرُهُ كَسْفَيَائِيلْ وَبِحَقِّ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَالضَّالِّينَ وَبِحَقِّ زَكِىٌّ وَبِحَقِّ ز وَبِحَقِّ  وَبِحَقِّ ب و ى ن ص ت ض ج ز ك س ق ث ظ وَبِحَقِّ لَخْهَطْطِيلْ اَنْ تُعِينُونِى عَلَى قَضَاءِ حَاجَتِى كَذَا وَكَذَا وَبِحَقِّ هَذِهِ اْلاَسْمَاءِ وَاْلآيَاتِ وَالطِّلاَسِمِ وَالْخَاتَمْ

 

Tevekkelû yâ meymûn ente ve a’vânüke bi hakki kevkebükes seîdi zühal ve bi hakki tâliukel cedi ved deliv ve bi hakki yevmikes sebti ve bi hakkil melikül müvekkeli bi kâimetil arşi zadzağ ve bi hakkil melikil ğâlibü aleyküm emruhu kesfeyail ve bi hakki ğayril mağdûbi aleyhim veleddâllîn. ve bi hakki zekiyyün ve bi hakki ze ve bi hakki (Cumartesi gününün tılsımı) ve bi hakki be vav ye nun sat t edat cim ze kef sin kaf se zı ve bi hakki lahhattil en tüînûnî alâ kadâ-i hâcetî kezâ ve kezâ ve bi hakki hâzihil esmâ-i vel âyâti vet tılâsimi vel hâtem.

 

Herhangi bir günün Kasemini okuduktan sonra şu Ayeti Kerime yi bir (1) defa okursun:

 

قَالَ لِلسَّمَوَاتِ وَاْلاَرْضِ اِئْتِيَا طَوْعًا اَوْكَرْهًا قَالَتَا اَتَيْنَا طَائِعِينَ

 

Kâle lis semâvâti vel ardı i’tiyâ tavan ev kerhen kâletâ eteynâ tâiîn.

İmam Ğazali r.a. hazretleri bu üçlü vefkin şerhini Hazreti Ail k.r.v. nin İlmi cifir isimli eserinden almış, ”Essirril masun vel cevherul meknun” isimli bir kitap yazıp, bu eserinde vefkin şerhini ve havassını izah etmiştir.

Bu üçlü vefkle düşmanı kahretmek, zalimleri hastalandırmak, zalim yöneticileri makamından indirmek, hapistekini kurtarmak, taslit etmek, dil bağlamak, kada-i hacet, hastayı iyileştirmek, sihir iptal etmek, bağlıyı çözmek, heyecanlandırmak, celb etmek, muhabbet ettirmek ve büyükler yanında hacetinin kabul olunması gibi amellerde kullanılır. İstediğin her şeyin gerçekleşmesi için bu parlayan bir nur gibidir. Allah Teala hazretleri Kurani Kerimde şöyle buyurmuştur:

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ مَافَرَّدْنَافِى الْكِتَابِ مِنْ شَىْءٍ

 

Bismillâhirrahmânirrahîm. Mâ ferratnâ fil kitâbi min şeyin.

(Biz o kitapta hiç bir şeyi noksan bırakmadık).

      Bu sırlara Allah c.c. tan korkan ihlaslı kullar sahip olur. Bu yüzden Allah c.c. tan hakkı ile korkmalı ve riyazat sahibi olmalıdır. Bir kimseye haksız yere kötülük yapmayı bile düşünmemelidir.